AVRUPA BIRLIGI HAKKINDA BILGILER

Avrupa
Birliği Tarihi
Avrupa Birliği Kronolojisi
Avrupa Birliği'nin Kurumları
Avrupa Birliği Tarihi
Avrupa ülküsü, gerçek bir siyasi projeye dönüşüp AT üyesi ülkelerin
hükümet politikalarında uzun vadeli bir hedef haline gelmeden önce,
sadece filozoflarla önsezili kimselerin düşüncelerinde yaşıyordu.
Avrupa Birleşik Devletleri hümanist ve barışçı bir hayalin
parçasıydı. Yirminci yüzyılın ilk yarısında meydana gelen ve kıtayı
derinden yaralayan çatışmalar bu hayali darmadağın etti. Avrupa'da
ulusal uzlaşmazlıkları aşabilecek bir örgütlenmenin kuruluşu İkinci
Dünya Savaşı sırasında totaliter yönetimlere karşı savaşan direniş
hareketlerinden kaynaklandı. Avrupa'da bütünleşme sürecine ivme
kazandıran, biri federasyon yanlısı diğeri işlevselci iki akımın
başlıca savunucuları İtalyan federalist Altiero Spinelli ile 1951'de
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun (AKÇT) kurulmasına yol açan
Schuman Planı'nın
ilham kaynağı Jean Monnet'dir. Federasyon yanlısı yaklaşım, yerel,
bölgesel, ulusal ve Avrupa ölçeğindeki güç odakları arasında
diyaloga ve tamamlayıcı bir ilişki kurulmasına dayanır. İşlevselci
yaklaşım ise egemenliğin ulusal düzeyden Topluluk düzeyine tedricen
aktarılmasını savunur. Bu iki görüş, günümüzde, tek pazar, para
politikası, ekonomik ve sosyal kaynaşma, dış politika ve güvenlik
gibi ortak eylemin devletlerin tek tek hareket etmelerinden daha
etkili olduğu alanlarda, demokratik ve bağımsız Avrupa kurumlarına
ulusal ve bölgesel makamlar kadar sorumluluk verilmesi gerektiği
inancında iç içe geçmiştir.
Avrupa Birliği 1995'te ilk öncülerinin anısına dikilmiş bir anıt
gibidir; ekonomi, sanayi, siyaset, yurttaş hakları ve dış politika
alanlarını kapsayan çok-sektörlü bütünleşmenin en ileri biçimidir.
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nu (AKÇT) kuran
Paris Antlaşması
(1951), Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi
Topluluğu'nu (Euratom) kuran
Roma Antlaşmaları
(1957),
Avrupa Tek Senedi
(1986) ve
Maastricht Avrupa Birliği Antlaşması
(1992), Üye devletleri egemen Devletler arasındaki geleneksel
anlaşmalardan daha sıkı bir biçimde birbirine bağlayan AB'nin hukuki
temellerini meydana getirir. Avrupa Birliği, doğrudan uygulanma imkanı
olan bir mevzuat oluşturabilmekte ve yurttaşları lehine özel haklar
ihdas edebilmektedir.
Topluluğun çalışmaları, başlangıçta altı kurucu üyesi (Almanya,
Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg) arasında bir kömür ve
çelik ortak pazarı kurulmasıyla sınırlıydı. Savaş ertesindeki o
günlerde savaşın galip ve mağluplarını, eşitler olarak işbirliğinde
bulunabilecekleri bir kurumsal yapı içinde bir araya getiren Topluluk,
temelde barışı güvence altına almanın bir aracı olarak algılanıyordu.
Altılar 1957'de, Fransız Ulusal Meclisi'nin Avrupa Savunma Topluluğu
projesini reddetmesinden üç yıl sonra, işgücü ile mal ve hizmetlerin
serbest dolaşımına dayanan bir ekonomik topluluk kurmaya karar
verdiler. Mamul mallarda gümrük vergileri planlandığı gibi 1 Temmuz
1968'de kaldırıldı; özellikle tarım ve ticaret politikaları olmak
üzere ortak politikalar 60'ların sonunda yerli yerine oturmuştu.
Altılar'ın başarısı Birleşik Krallık, Danimarka ve İrlanda'yı Topluluk
üyeliğine başvurmaya yöneltti. General de Gaulle yönetimindeki
Fransa'nın 1961'de ve 1967'de iki kez veto yetkisini kullandığı çetin
bir pazarlık dönemini takiben, bu üç ülke 1972 yılında üyeliğe kabul
edildiler. Üye devlet sayısını altıdan dokuza yükselten ilk genişleme
ile birlikte, Topluluk sosyal, bölgesel ve çevresel konularda
üstlendiği sorumluluklarla yeni bir derinlik kazandı.
Amerika Birleşik Devletleri'nin 1970 başlarında doların
konvertibilitesini askıya almasıyla ekonomik yakınlaşma ve parasal
birlik gereksinimi açıkça kendini gösterdi. 1973 ve 1979'daki iki
petrol kriziyle dünya çapında parasal istikrarsızlık daha da ağırlaştı.
1979 yılında Avrupa Para Sistemi'nin işlerlik kazanması döviz
kurlarının sabitleşmesine yardımcı oldu ve Üye Devletlerin kararlı
ekonomik politikalar izleyerek açık bir ekonomik alanın dayattığı
disiplinden yararlanmalarını ve birbirlerine karşılıklı destek
vermelerini sağladı.
Topluluk 1981'de Yunanistan'ın, 1986'da da İspanya ve Portekiz'in
katılmalarıyla güneye doğru genişledi. Bu genişlemeler, Onikiler'in,
ekonomik gelişmeleri arasındaki farklılıkları azaltmaya yönelik
yapısal programlar uygulamalarını kaçınılmaz kıldı.
Bu
dönemde Topluluk Güney Akdeniz ile Afrika, Karayipler ve Pasifik (AKP)
ülkeleri ile yeni anlaşmalar imzalayarak uluslararası düzeyde daha
önemli bir rol oynamaya başladı; AKP ülkeleri birbirini izleyen dört
Lomé Sözleşmesi (1975, 1979, 1984 ve 1989) ile Toplulukla bağ kurdu.
Tüm
GATT üyeleri arasında 15 Nisan 1994'te Marakeş'te imzalanan bir
anlaşma ile dünya ticaretinin gelişiminde yeni bir aşamaya girildi.
Pazarlıkları bir blok olarak sürdüren Avrupa Birliği görüşmelere
damgasını vurma ve çıkarlarının gözetilmesini sağlama konusunda çaba
harcadı.
1
Ocak 1995'te Avrupa Birliği'ne üç yeni üye katıldı. Avusturya,
Finlandiya ve İsveç kendilerine özgü katkılarıyla Birliği
zenginleştirmekte, Orta ve Kuzey Avrupa'da yeni açılımlar
sağlamaktadırlar.
Dünyanın en büyük ticaret gücü olmasına karşın, Birlik diplomatik
etkinliğini arttıracak yapıları geliştirmekte ağır davranmıştır.
Avrupa siyasi işbirliğinin amacı dışişleri ve güvenlik politikası
alanlarında hükümetler arasında daha derinlemesine bir eşgüdümün
sağlanmasıdır.
Dünyadaki durgunluk ve mali yükün paylaşımı konusundaki iç çekişmeler
1980 başlarında bir "Avrupa karamsarlığı" havasının doğmasına neden
oldu. Ama 1984'ten sonra bunun yerini Topluluğun canlandırılması
konusunda daha umutlu beklentiler aldı. Jacques Delors başkanlığındaki
Komisyonun 1984'te hazırladığı Beyaz Kitaba dayanarak Topluluk 1 Ocak
1993'e kadar tek pazar oluşturmayı kendisine hedef edindi.
Avrupa Tek Senedi
17 ve 28 Şubat 1986'da imzalandı ve bu iddialı hedefle ilgili
mevzuatın kabulü konusunda yeni usuller geliştirdi.
Tek Senet 1 Temmuz 1987 tarihinde yürürlüğe girdi.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından 3 Kasım 1990'da iki
Almanya'nın birleşmesi, Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinin Sovyet
denetiminden kurtulmaları ve demokratikleşmeleri, Aralık 1991'de de
Sovyetler Birliği'nin çözülmesi Avrupa'nın siyasi yapısını baştan
aşağı değiştirdi. Üye Devletler bağlarını güçlendirme kararlılığıyla,
temel özellikleri 9-10 Aralık 1991'de Maastricht'te toplanan Avrupa
Doruğu'nda kararlaştırılan yeni bir Antlaşmanın müzakerelerine
başladılar.
1
Kasım 1993'te yürürlüğe giren Avrupa Birliği Antlaşması Üye
Devletlerin önüne iddialı bir program koymaktadır: 1999'a kadar
parasal birlik; yeni ortak politikalar, Avrupa yurttaşlığı; diplomatik
işbirliği; ortak savunma ve iç güvenlik. Dünya ölçeğindeki rekabeti
göğüsleyebilmek ve işsizliği azaltmak için Avrupa Doruğu, Komisyon
tarafından sunulan 'Büyüme, rekabet, istihdam' adlı Beyaz Kitaba
dayanarak Temmuz 1994'te kıta ölçeğinde altyapı ve iletişim
projelerini yürürlüğe koymaya karar verdi.
Artık AB'nin, bir yandan Üye Devletlerin kimliklerini korurken diğer
yandan da karar verebilme ve uygulama yeteneği bulunan hem etkili hem
de demokratik bir örgüt olma yolunda daha ileri gitmekten başka
seçeneği yoktur. Yapısını güçlendirip karar mekanizmalarını
rasyonalize edemezse, iyice gevşeme ya da kımıldayamaz hale gelme
seçeneğiyle karşı karşıya kalacaktır. Atlas Okyanusu'ndan Urallar'a
uzanan 'Büyük Avrupa' ancak tek sesle konuşup hareket eden istikrarlı
bir çekirdek etrafında yapılanırsa örgütlü bir güç olarak gelişebilir.
1996 için planlanan kurumsal gündem iddialıdır: 15 üyeli AB'nin
yapısının yeni görevleri göğüsleyebilecek şekilde uyarlanması ve
kurucularının büyük siyasi projelerinin kaynakları göz ardı edilmeden
ve kapsamı kısıtlanmadan tüm kıtaya istikrar getirebilecek biçimde
yeni üyelerin katılımına hazırlanması.
Yaklaşık yarım yüzyıldır Avrupa bütünleşmesi, kıtanın gelişmesi ve
halkının zihniyeti üzerinde önemli etkilerde bulunmuştur; aynı zamanda
güçler dengesini de değiştirmiştir. Siyasi renklerinden bağımsız
olarak tüm hükümetler mutlak ulusal egemenlik çağının artık geçtiğinin
farkındadır.
Ancak güçlerin birleştirilmesi ve AKÇT Antlaşması'nın ifadesiyle "gelecekteki
kader birliği" için harcanacak çabalar sayesinde, Avrupa'nın eski
ulusları ekonomik ve sosyal gelişmelerini sürdürebilir ve dünya
ölçeğindeki etkinliklerini koruyabilirler.
Avrupa Birliği Kronolojisi
1957 - Belçika, Almanya,
Fransa, İtalya, Lüksenburg ve Hollanda "Roma Anlaşma'sını imzaladı ve
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu oluşturdu.
1963-
Türkiye'yle Ortaklık Anlaşması imzalandı.
1973
- Danimarka,
İrlanda Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık Avrupa Topluluğu'na katıldı.
1981-
Yunanistan Avrupa Topluluğu'na katıldı.
1987-
Türkiye
Avrupa Topluluğu'na katılım başvurusu yaptı.
1989-
Berlin Duvarı
yıkıldı. Avrupa Topluluğu, Polonya ve Macaristan'ın demokrasiye geçiş
sürecine yardımcı olmak üzere PHARE programını oluşturdu.
1990
- Kıbrıs ve
Malta Avrupa Topluluğu'na katılım başvurusu yaptı.
1991
-
Macaristan ve
Polonya'yla ilk Avrupa Anlaşmaları imzalandı. Diğer sekiz Orta Avtrupa
ülkesiyle de benzer anlaşmalar imzalanacak. Slovenya Yugoslavya'dan
bağımsızlığını ilan etti. Sovyetler Birşiği'nin dağılmasıyla, Estonya,
Letonya ve Litvanya bağımsızlıklarını şlan ettşler. Maastricht
Anlaşması'yla Avrupa Birliği oluşturuldu.
1993-
Kopenhag'da
düzenlenen Avrupa Birliği Zirvesi'nde, aday ülkelerin Birliğe
üyelikleri için gerekli kriterler belirlendi. "Kopenhag Kriterleri",
Birlik içinde, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını,
azınlıkların saygı görmesini ve korunmasını, işleyen bir pazar
ekonomisinin sürekliliğini ve rekabetle başaçıkabilmesini ayrıca
üyeliğin gerektirdiği siyasî, ekonomik ve malî şartlara bağlı
kalınmasını garanti altına almayı amaçlayan düzenlemelerden oluşuyor.
1994-
Macaristan ve
Polonya Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusu yaptı. Avrupa Konseyi,
Essen'de üyelik öncesi stratejileri belirledi.
1995 -
Avusturya,
Finlandiya, İsveç Avrupa Birliği üyesi oldu. Romanya, Slovakya,
Letonya, Estonya, Litvanya ve Bulgaristan Avrupa Birliği'ne üyelik
başvurusu yaptı. Cannes'da yapılan Avrupa Birliği Zirvesi'nde PHARE
programı için ayrılan bütçenin 1995-1999 yılları için €6,9 milyar
olması kararlaştırıldı. Madrid'deki zirvede ise üyelik kriterlerine,
aday ülkelerin yönetim yapılarında gerekli değişikliklerin yapılması
ve gerekli yasama ve yargı değişiklikleriyle Avrupa yasalarının
entegrasyonu eklendi.
1996
- Çek
Cumhuriyeti ve Slovenya Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusu yaptı.
1997 -
Avrupa
Komisyonu, Birliğin genişleme sürecinin yaratacağı etki ve genişleme
için gerekli bütçeyi kabul etti. Aday ülkelerle ilgili hazırlanan
ilerleme raporları ışığında Komisyon, Çek Cumhuriyeti, Estonya,
Macaristan, Polonya ve Kıbrıs'la üyelik görüşmelerinin başlamasını
önerdi. Avrupa Birliği kurumlarının, genişleme sürecini de dikkate
alarak daha verimli çalışmasını amaçlayan Amsterdam Anlaşması
sonuçlandırıldı. Lüksemburg'da düzenlenen zirvede, genişleme sürecinin
başlaması kararlaştırıldı ve Avrupa Komisyonu'nun önerileri
benimsendi. Ancak Türkiye'nin adaylık başvurusu reddedildi.
1998
- On Orta
Avrupa ülkesi ve Kıbrıs'ın adaylık süreci başlatıldı. Çek Cumhuriyeti,
Estonya, Macaristan, Polonya ve Kıbrıs'ın üyelik görüşmeleri başladı.
Malta Avrupa Birliği adaylığını yeniledi.
1999-
Berlin'de
toplanan Avrupa Birliği Zirvesi, orta Avrupa ülkelerine verilen üyelik
öncesi yardımların 2000 yılından itibaren iki katına çıkarılmasını
kararlaştırdı. Bçylece bu miktar 2006 yılına kadar yılda € 3,12 milyar
olarak belirlendi. Ayrıca 2004 yılından itibaren yeni üyeler için
kullanılacak fonlar bu miktardan ayrı tutuldu. Helsinki Zirvesi'nde
Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Romanya ve Slovakya'yla üyelik
gçrüşmelerine geçilmesi kararlaştırıldı ve Türkiye'nin adaylığı
onaylandı.
2000-
Diğer altı
aday ülkeyle üyelik görüşmeleri başladı. Yaşanan görüş ayrılıklarına
rağmen Avrupa Birliği kurumlarını, sayısı iki katına çıkan üyelere
hazırlamak amacıyla düzenlenen Nice Anlaşması sonuçlandırıldı. Pekçok
alanda veto uygulaması çoğunluk oyu esasıyla değiştirildi. Avrupa
Komisyonu'nda her üye ülkenin tek bir Komisyon üyesiyle temsil
edilmesi ve Avrupa Parlamentosu'nun sandalye sayısının 740'a
öıkarılması kararlaştırıldı. Bakanlar Kurulu'ndaki oy dağılımı,
Türkiye dışında şimdiki ve gelecekteki aday ülkeler dikkate alınarak
yeniden belirlendi. Avrupa Birliği liderleri genişleme süreci için
kesin bir takvim belirlemedi ancak umutlar en hazırlıklı adayların
2004 yılı Haziran ayında yapılacak Avrupa seçimlerine ve aynı yıl
yapılacak, Avrupa Birliği kurumları, üye ülkeler ve bölgeler
arasındaki güç dağılımını belirlemeyi amaçlayan hükümetlerarası
konferansa kadar bu süreci tamamlaması yönünde.
2001
- Haziran
ayında İsvaç'in Göteburg kentinde birarayaa gelen Avrupa Birliği
liderleri genişleme sürecinin geri dönüşü olmadığını açıkladı. Aralık
ayında Laeken'deki zirvede 2004 yılına kadar Birliğe üyeliğe hazır
olacak 10 ğlkenşn adı açıklandı. Bunlar: Kıbrıs, Estonya, Macaristan,
Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve
Slovenya.
2002
- Avrupa
Komisyonu, yeni üye olacak ülkelere, üyeliklerinin ilk üç yılı için
verilecek destekle ilgili €40 milyar tutarında bir malî yardım paketi
önerdi. Buna göre, çiftçiler başlangıçta doğrudan yapılan yardımların
sadece üçte birini alabilecekler ve bu destek on yıl içinde diğer üye
ülkelerle eşit seviyeye yükseltilecek.
|
Avrupa Birliği'nin
Kurumları |
|
|
|
Avrupa
Parlamentosu
1979'dan bu
yana tek dereceli genel seçimle iş başına gelen Avrupa
Parlamentosu 626 üyeden oluşur. (Parlamento'da Almanya 99,
Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık 87'şer, İspanya 64, Hollanda
31, Belçika, Yunanistan ve Portekiz 25'er, İsveç 22, Avusturya
21, Danimarka ve Finlandiya 16'şar, İrlanda 15 ve Lüksemburg 6
üye ile temsil edir). Parlamento genel kurulu Strasbourg'da
toplanır. Her ayın bir haftası genel kurul oturumlarına
ayrılmıştır. Bazı kısmi oturumlar ile komisyon toplantıları,
Konsey ve Komisyon'la ilişkileri kolaylaştırmak amacıyla
Brüksel'de yapılır. Sekreterya ise Lüksemburg'da bulunur.
Avrupa
Parlamentosu'ndaki siyasi gruplar Birlik düzeyinde oluşur. 370
milyon nüfusu temsil eden Parlamentonun başlıca işlevi, siyasi
itici güç olarak Topluluk politikalarının hazırlanması için
gereken çeşitli insiyatifleri üretmektir. Parlamento, aynı
zamanda, Avrupa Komisyonu üyelerinin tayinlerini onaylama ve
üçte iki oy çokluğuyla Komisyon'u görevden alma yetkisine sahip
bir denetim organıdır. Parlamento, Komisyon'un programını oylar
ve özellikle Komisyon ve Konsey'e sözlü ve yazılı sorular
yönelterek Avrupa politikalarının gündelik işleyişini izler.
1994'te 3.900'den fazla yazılı soru önergesi verilmiştir.
Parlamento araştırma komisyonları kurabilir ve Birlik
vatandaşlarının dilekçelerini inceler. Birlik Antlaşması'na göre
Parlamento, Birlik kurumlarının faaliyetlerini gerçekleştirmesi
sırasında ortaya çıkan görevi kötüye kullanma olaylarıyla ilgili
olarak vatandaşların şikayetleriyle ilgilenmekle görevli bir
ombudsman atama yetkisine sahiptir.
Parlamento
ve Konsey bütçe konusundaki yetkileri paylaşırlar. Parlamento
yıllık bütçeyi oylar ve bütçe uygulamasını izler. Böylece
Birliğe verdiği politika önceliklerini yansıtır.
Birlik
mevzuatı üçlü bir süreç içinde hazırlanır: Mevzuat önerilerini
Komisyon hazırlar, Parlamento ve Konsey ise bu mezuatı yürürlüğe
koyma yetkisini paylaşırlar.
1986'da
kabul edilen Avrupa Tek Senedi, mevzuat önerilerinin Komis-
yon'un aktif katılımıyla Parlamento ve Konsey tarafından iki kez
görüşülmesini içeren bir işbirliği usulü getirerek
Parlamento'nun mevzuata ilişkin yetkilerini arttırmıştır. Birlik
Antlaşması ile bir adım daha ileri gidilerek Parlamento'ya daha
geniş kapsamlı yasama yetkileri verilmiştir. Antlaşma
çerçevesinde kabul edilen yeni ortak karar usulüne göre
Parlamento birçok önemli alandaki yönetmeliklerin ve
yönergelerin kabulü konusunda Konsey'le eşit statüye sahip
kılınmıştır.
Bu usul tek
pazar, sosyal politika, ekonomik ve sosyal kaynaşma, araştırma
ve Birlik Antlaşmasının kapsadığı yeni alanlara (trans-Avrupa
ağlar, tüketicilerin korunması, eğitim, kültür ve sağlık)
uygulanır. Parlamento ortak karar usulünün özellikle tarım
ürünleri fiyatları ile Birliğin bütçe kaynaklarını
tanımlanmasını da kapsayacak şekilde genişletilmesini
istemektedir.
Son olarak,
büyük önem taşıyan bazı kararlar (bazı uluslararası antlaşmalar,
yeni üyelerin katılımı, Parlamento seçimlerinde her ülkede aynı
usulün uygulanması, birlik vatandaşlarının ikamet hakkı, vs.)
için Konsey'in, Parlamento'nun onayını alması gerekir.
Avrupa Doruğu
1974'te
kurulan Avrupa Doruğu, Devlet ve Hükümet Bakanları ile Komisyon
Başkanı'ndan oluşur. Dısşışleri Bakanları ile Komisyonun bir
üyesi onlara yardımcı olur. Yılda iki kez toplanan doruk
gelecekte girişilecek eylemler için gerekli ivmeyi sağlar ve
faaliyetlerin ana hatlarını çizer.
Konsey
Konsey her
Üye Devletin kendi hükümetini taahhüt altına sokmaya yetkili
bakanlar düzeyindeki temsilcilerinden oluşur. Gündemin içeriğine
göre toplantılara farklı bakanlar katılır. Örneğin, Tarım
Bakanları tarım ürünleri fiyatlarını ele alırlar; istihdamla
ilgili konular Çalışma ve Sosyal İşler Bakanları tarafından
görüşülür; genel politika sorunları, dışişleri ve Birliği
ilgilendiren temel konular Dışişleri Bakanları'nın yetkisi
kapsamındadır.
Konsey'in
merkezi Brüksel'dedir; ancak bazı toplantılar Lüksemburg'da
yapılır. Konsey başkanlığını her Üye Devlet altı aylık dönemler
için sırayla üstlenir.
Üye
Devletlerin Birlik nezdindeki Büyükelçileri'nden oluşan Daimi
Temsilciler Komitesi (Coreper) Konsey'in çalışmaları için
gerekli hazırlıkları yapar ve belirli hazırlıkları yapmak veya
özel konuları incelemekle görevli komiteler oluşturarak Konseyin
talimatlarını yerine getirir.
1974'te
kurulan Avrupa Doruğu, Devlet ve Hükümet Başkanları ile Komisyon
Başkanı'ndan oluşur. Dışişleri Bakanları ile Komisyonun bir
üyesi onlara yardımcı olur. Yılda iki kez toplanan Doruk
gelecekte girişilecek eylemler için gerekli ivmeyi sağlar ve
faaliyetlerin ana hatlarını çizer.
Avrupa
Birliği Antlaşması'nda Birliğin faaliyetleri üç grupta toplanır
(Topluluk faaliyetleri, ortak dış politika ve güvenlik
politikası, adalet ve içişleri). Topluluk bağlamında Konsey'in
bir görevi de Üye Devletler'in genel ekonomik politikalarını
koordine ederek ve Komisyon'un sunduğu tekliflerden hareketle
Parlamento'yu da şu veya bu ölçüde sürece katan usullere uygun
biçimde ortak politikalara ilişkin temel kararları alarak
Antlaşma'da belirlenmiş olan hedeflere ulaşılmasını sağlamaktır.
Konsey hükümetlerarası işbirliğine dayalı iki alanda daha
birincil rol oynar: Ortak dış politika ve güvenlik politikası
çerçevesinde ortak konumları tanımlar ve ortak kararları alır.
Bu önlemlerin uygulanmasından da Birliğin temsilcisi sıfatıyla
Konsey Başkanlığı sorumludur. Konsey'in adalet ve içişleri
alanındaki esas işlevi ortak eylemler belirlemek ve Üye
Devletler'in imzalayacağı sözleşmeleri hazırlamak ve önermektir.
Avrupa
Topluluğu'nun faaliyetlerine ilişkin olarak son zamanlardaki
bazı gelişmeler (Tek Senet, Birlik Antlaşması) sonucunda şartlı
çoğunluk esasına dayalı oylama ilkesinin kullanımı
yaygınlaşmışsa da vergilendirme gibi bazı konularda hala
oybirliğiyle karar alınması gerekmektedir. şartlı çoğunluk için
87 oydan 62'sinin karar lehinde olması ve bu 62 oyun en az 10
devlet tarafından verilmiş olması gerekir. Şartlı çoğunluk
ilkesine göre yapılan oylamalarda Almanya, Fransa, İtalya ve
Birleşik Krallığın onar oyu, İspanya'nın sekiz oyu, Belçika,
Yunanistan, Hollanda ve Portekiz'in beşer oyu, Avusturya ve
İsveç'in dörder oyu, Danimarka, İrlanda ve Finlandiya'nın üçer
oyu, Lüksemburg'un ise iki oyu vardır. Ancak Konsey'in Komisyon
tekliflerini değiştirebilmesi ya da Parlamento'nun yaptığı ve
Komisyon'un kabul ettiği değişiklikleri geri çevirebilmesi için
oybirliği gerekir.
Ortak dış
politika ve güvenlik politikası ile adalet ve içişleri
alanlarında, Antlaşma'da Konsey'e bu konuda aksine karar alma
yetkisi tanınmadığı durumlarda oybirliği zorunludur.
Avrupa
Komisyonu
Avrupa
Komisyonu'nun 20 üyesi vardır. Fransa, Almanya, İtalya, İspanya
ve Birleşikrallık ikişer, diğer Topluluk üyeleri ise birer
üyeyle temsil edilirler. Komisyon'un görev süresi Avrupa
Parlamentosu gibi beş yıldır. Komisyon Başkanı Üye Devletler
tarafından Avrupa Parlamentosu'nun görüşü alındıktan sonra
atanır. Komisyon'un tüm üyeleri ancak Parlamento tarafından
onaylandıktan sonra resmen göreve atanmış olurlar.
Komisyon
üyeleri görevlerini yerine getirirken kendi ulusal
hükümetlerinden tamamen bağımsız olarak davranmak ve sadece
Avrupa Birliği'nin çıkarlarını gözetmekle yükümlüdürler.
Komisyon'u görevden alabilecek tek organ Avrupa
Parlamentosu'dur. Komis- yon'un her üyesinin bir veya birkaç
politika alanında özel sorumluluğu vardır. Ancak kararlar
kollektif sorumluluk ilkesi temelinde alınır.
Komisyon
öncelikle ve her şeyin üstünde Antlaşmalar'ın korunması ve
gözetilmesiyle yükümlüdür. Görevini yerine getirirken tarafsız
davranır ve Antlaşma hükümleri ile Antlaşmalar temelinde alınan
kararların doğru biçimde uygulanmasını gözetir. Üye
Devletler'den herhangi birine karşı Antlaşma ihlali soruşturması
başlatabilir ve gerekli gördüğünde konuyu Avrupa Adalet
Divanı'na götürür. Bunların yanı sıra özellikle Avrupa
Birliği'nin rekabet kurallarını ihlal etmeleri durumunda
kişilere ve şirketlere para cezası verebilir.
Komisyon
ayrıca Birliği harekete geçiren organdır. Yasama sürecini
başlatmada tek yetkilidir ve yeni bir 'Avrupa yasasının kabulü
sürecinin her aşamasında etkide bulunma güç ve yetkisine
sahiptir. Hükümetlerarası işbirliği alanında tıpkı Üye Devletler
gibi teklifte bulunma hakkına sahiptir.
Son olarak,
Komisyon Avrupa Birliği'nin yürütme organıdır. Buna belirli
Antlaşma maddelerinin uygulanmasına ilişkin kuralların
belirlenmesi ve Birlik faaliyetleri için ayrılmış bütçe
ödeneklerinin idaresi de dahildir. Bunların büyük çoğunluğu ana
fonların kapsamındadır: Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti
Fonu, Avrupa Sosyal Fonu, Avrupa Bölgesel Gelişme Fonu ve
Kaynaşma Fonu. Komisyon yürütme görevini yerine getirirken çoğu
zaman Üye Devletler'den uzmanların oluşturduğu komitelerin
görüşlerine başvurma gereği duyar.
Avrupa
Komisyonu 1994 yılında Konsey'e 558 teklif ve taslak ile 272
bildirim, muhtıra ve rapor sunmuştur. Bu belgeler siyaset,
yönetim, ekonomi ve toplum kesimleriyle yoğun görüş alışverişi
sonunda ortaya çıkmış ürünlerdir.
Komisyon'un
idari personelinin çoğu (Komisyon merkezinin bulunduğu)
Brüksel'de, bir kısmı ise Lüksemburg'da görev yapar. Komisyon
bünyesindeki yaklaşık 30 Genel Müdürlük ve benzeri bölümde
yaklaşık 15.000 görevli çalışmaktadır. Komisyon'un ve diğer
kurumların faaliyet giderleri toplam Birlik bütçesinin yüzde
beşini geçmez.
Adalet
Divanı ve Bidayet Mahkemesi
Adalet
Divanı 15 yargıç ve onlara yardımcı olan dokuz kanun sözcüsünden
oluşur. Bunun yanı sıra 1989'da 15 yargıçtan oluşan bir Bidayet
Mahkemesi kurulmuştur. Bu mahkemelerin üyeleri Lüksemburg'da
görev yapar ve Üye Devletler'in mutabakatıyla altı yıllık bir
süre için atanırlar. Yargıçların bağımsızlıkları güvence
altındadır.
Divan'ın görevi Avrupa Antlaşmalarının hukuka uygun biçimde
yorumlanması ve uygulanmasını sağlamaktır.
Divan bir
Üye Devlet'in Antlaşmalar'da öngörülen bir yükümlülüğü yerine
getiremediğine karar verebilir. Üye Devlet bu kararın gereğini
yerine getirmezse Divan para cezası uygulanmasını
kararlaştırabilir. Divan, kurumların aldığı önlemlerin iptali
için açılan davalarda bu önlemlerin yasallığını inceleyebileceği
gibi bazı önlemlerin alınmamış olmasının Antlaşmalar'a aykırı
olduğuna da karar verebilir.
Divan ulusal
mahkemelerin başvurusu üzerine Topluluk hukukunun çeşitli
hususlarının yorumlanması ya da geçerliliği hakkında ön kararlar
alır. Bir hukuki işlemin bu türden tartışmalı bir husus
doğurması halinde ulusal mahkemelerden herhangi biri Avrupa
Adalet Divanı'ndan ön karar isteyebilir. Ancak bunun için ilgili
Üye Devlet'te daha yüksek bir temyiz mercii bulunmaması gerekir.
Bu durumda Divan'ın kararı bağlayıcıdır.
Bidayet
Mahkemesi kişiler ve işletmeler tarafından açılan davalara
bakar. Hukuk meseleleriyle ilgili başvurular sadece Avrupa
Adalet Divanı tarafından karara bağlanır.
1952 ile
1994 yılları arasında Divan'ın önüne 8600'den fazla dosya gelmiş
olup bunlardan 2900'ü ön karar başvurularıdır. Adalet Divanı her
durumda aynı biçimde uygulanan bir Topluluk hukukunun
yaratılmasına yardımcı olmuş ve böylece Avrupa'nın bütünleşme
sürecini hızlandırmıştır.
Sayıştay
Sayıştay
Konsey tarafından Avrupa Parlamentosu'nun görüşü alındıktan
sonra oybirliğiyle atanan 15 üyeden oluşur. Sayıştay Başkanı
üyeler tarafından kendi aralarından seçilir. Başkanlık süresi üç
yıldır ve üç yılın sonunda ikinci bir dönem için yeniden
seçilmek mümkündür. Sayıştay başkanı primus inter pares (eşitler
arasında birinci) konumundadır.
Toplantılarını ve çalışmalarını Lüksemburg'da sürdüren Sayıştay
Avrupa Birliği'nin tüm gelir ve harcamalarının hukuka uygun ve
düzenli biçimde yapılıp yapılmadığını ve maliye yönetiminin
tutarlı olup olmadığını denetler. Konsey ve Parlamento
tarafından Avrupa Toplulukları'nın genel bütçesinin uygulamasına
ilişkin olarak Komisyon'un ibrasında yardımcı olmak amacıyla
yıllık raporlar hazırlar. Ayrıca diğer kurumların talebi üzerine
özel raporlar hazırlar ve görüş bildirir. Sayıştay re'sen
hareket ederek özel konulardaki görüşlerini her zaman
açıklayabilir. Birlik Antlaşması'yla Sayıştay'a tam kurumsal
statü tanınmış ve sorumluluklarının kapsamı genişletilerek
hesapların güvenilirliği ve hesaplara konu olan işlemlerin
hukuka uygunluğu ve düzenliliği hakkında Parlamento ve
Komisyon'a güvence bildirimi sunma görevi verilmiştir.
Ekonomik ve Sosyal Komite ve
AKÇT Danışma Komitesi
Ekonomik ve
Sosyal Komite 222 üyeden oluşur. Bu üyeler üç grubu temsil
ederler: işverenler, işçiler ve diğer ekonomik gruplar
(çiftçiler, esnaf vezanaatkarlar, küçük ve orta ölçekli sanayi
işletmeleri ve diğer işletmeler, beyaz yakalılar ile
bilim-öğretim camiasının, kooperatiflerin, ailelerin ve ekoloji
hareketlerinin temsilcileri).
Komite
Brüksel'de toplanır. Birçok konuda karar alınmadan önce
Komite'nin görüşüne başvurulması zorunludur. Komite re'sen de
görüş bildirebilir. Ekonomik ve Sosyal Komite yılda ortalama 170
görüş bildiriminde bulunmaktadır. Kömür ve çelikle ilgili
konularda başka bir organa, AKÇT Danışma Komitesi'ne başvurulur.
Danışma Komitesi üreticileri, işçileri, tüketicileri ve
tüccarları temsil eden 108 üyeden oluşur.
Bölgeler Komitesi
Bölgeler
Komitesi Avrupa Birliği Antlaşması'yla kurulmuştur. Yerel ve
bölgesel mercileri temsil eden 222 asil, ve 222 yedek üyesi
vardır. Asil ve yedek üyelerin görev süreleri dört yıldır.
Komite çalışmalarını Lüksemburg'da yapar. Ilk toplantısını 9-10
Mart 1994 tarihinde yapmıştır.
Avrupa
Birliği Antlaşması Konsey ve Komisyon'un bölgesel çıkarların söz
konusu olduğu eğitim, gençlik, kültür, toplum sağlığı, ekonomik
ve toplumsal bütünleşme ve Avrupa çapında ulaşım,
telekomünikasyon, enerji ağları gibi konularda Bölgeler
Komitesi'nin görüşüne başvurmalarını hükme bağlamıştır. Bölgeler
Komitesi bunun dışında re'sen de görüş bildirebilir.
Bölgeler
Komitesi'nin faaliyetleri yılda beş kez düzenlenen genel kurul
toplantıları dışında sekiz komisyon ve dört alt komisyon
tarafından yürütülür. Komite'ye bağlı bir özel komisyon Avrupa
Birliği'nde kurumsal reform konusunda bir rapor hazırlamaktadır.
Avrupa Yatırım Bankası
Avrupa
Birliği'nin finans kurumu olan Avrupa Yatırım Bankası 1958'de
Roma Antlaşması ile Birliğin hedeflerini gerçekleştirmesine
yardımcı olarak yatırımları finanse etmek amacıyla kurulmuştur.
AYB tüzel kişiliğe ve mali özerkliğe sahiptir. Banka üyeleri
Avrupa Birliği Üyesi Devletler'dir. Bankanın merkezi
Lüksemburg'dadır. Avrupa Yatırım Bankası 1994 yılı içinde 19,9
milyar ECU tutarında kredi vermiş, böylece önde gelen
uluslararası finans kurumları arasındaki yerini pekiştirmiştir.
AYB'nin
öncelikli hedefi Avrupa Birliği nin dengeli gelişimine katkıda
bulunmaktır. Bunun yanı sıra trans-Avrupa ulaşım ve
telekomünikasyon ağlarının geliştirilmesine, çevrenin
korunmasına, enerji kaynaklarının devamlılığının sağlanmasına ve
endüstri ve küçük işletmelerin uluslararası düzeyde rekabet
gücünün artırılmasına yönelik projelere finansman sağlamaktadır.
Banka Avrupa Birliği haricinde de Birliğin üye olmayan ülkelere
yönelik işbirliği politikasının hayata geçirilmesine yardımcı
olmakta, Afrika, Karayipler ve Pasifik ülkelerinde, Akdeniz
havzasında, Orta ve Doğu Avrupa'da, Latin Amerika'da ve Asya'da
faaliyette bulunmaktadır.
AYB
kaynaklarının büyük bir bölümünü sermaye piyasalarından ödünç
alır. Sermaye piyasalarında AYB hisselerinin yüksek ratinge
sahip olması (AAA) en uygun koşullarda çok yüksek miktarlarda
kaynak bulabilmesini sağlamaktadır. Kar amacı taşımayan bir
kredi kurumu olan AYB, mali piyasalarda konumunun sağladığı
üstünlüklerden girişimcileri yararlandırır.
Avrupa Para Enstitüsü ve
Avrupa Merkez Bankası
Mümkün
olursa 1997'de ya da en geç 1999'da Birlik Antlaşması'nda
öngörülen ekonomik ve parasal birlik sürecinin bir parçası
olarak oluşturulacak tek para biriminin basılması ve
yönetiminden sorumlu bir Avrupa Merkez Bankaları Sistemi tesis
edilecek ve bir Avrupa Merkez Bankası kurulacaktır. Merkezi
Frankfurt'ta bulunan Avrupa Para Enstitüsü 1994 yılından bu yana
bunun zeminini hazırlamaktadır. |
Başa
Dön |