AB Vatandaşı Olmak... 
 

              " AB vatandaşı olmanın özü, kişinin Avrupa Birliği'nde dilediği yerde iş yapabilmesi, seyahat edebilmesi, eğitim görebilmesi ve çalışabilmesidir. AB, dolaşım özgürlüğünü vatandaşların yeni bir temel hakkı olarak genişletmek ve milliyete dayalı her türlü ayrımcılıktan kurtulmak için durmaksızın çalışmaktır. AB vatandaşı olamk aynı zamanda, insanlık onuru, özgürlük, eşitlik ve dayanışma evrensel değerlerinin teminat altına alınması anlamına gelmektedir. AB, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkesi üzerinde kuruludur."

 

  AB  Vatandaşlarının  Hakları  ve  Sivil Toplum

  Aile

  Eğitim ve Topluluk Programları

  İstihdam ve Emeklilik

  Sağlık ve Tüketici Hakları 

  Ekonomi

  KOBİ'ler

  Tarım

  Çevre                                     

 

AB Vatandaşlarının Hakları ve Sivil Toplum 

Eşitlikçi bir toplumda insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne saygı konularında AB'nin görüşü nedir?

AB, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve bunu tamamlayan Sivil ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara ilişkin Uluslarası Sözleşmede belirtilen evrensel ilkelere saygılıdır ve bunları teşvik emektedir. Birliğin faaliyetleri aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini de içeren insan haklarının korunmasına yönelik başlıca uluslarası ve bölgesel belgeleri de temel almaktadır. 

İfade özgürlüğü?

AB Üyesi tüm Devletlerin yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi organlarca (özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde) tanınan temel bir insan hakkıdır. 

Avrupa Temel Haklar Şartı nedir? 

2000 yılındaki Nice zirvesinde kabul edilen AB Temel Haklar Şartı, temel hakları AB vatandaşlarına görünür hale getiren bir bildirgedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, ortak anayasal gelenekler ve uluslarası belgeler gibi dçkümanlarla insan hakları ilkelerini tanımlamaktadır. Şart, yeni Avrupa Anayasasında resmi yasal statüye kavuşacaktır. Daha ayrıntılı bilgi: http://eurpa.eu.int/comm/justice_home/unit/charte/index_en.html 

AB vatandaşlarının siyasi hakları nelerdir? 

Siyasi haklar bakımından, her AB vatandaşı yaşadığı AB ülkesindeki yerel seçimlerde ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy verme hakkına sahiptir. Sadece kendi ülkesindeki genel seçimlerde oy verebilir. pasaportunu kaybettiği veya kendi ülkesinin elçiliğinin bulunmadığı dünyanın herhangi bir ülkesinde bulundupu taktirde, herhangi bir AB ülkesinin elçiliğine gidebilir ve elçiliğin temsil ettiği ülke uyruklu biri gibi yardım alma hakkına sahiptir. 

AB vatandaşı olmanın anlamı nedir ve kişi asıl vatandaşlığını kaybeder mi?

Bir Üye Devlet uyruklu her kişi Birlik vatandaşı olacaktır. Birliği vatandaşlığı milli vatandaşlığı tamamlar, fakat ortadan kaldırmaz. Ayrıca vir "AB vatandaşlığı" verir. Bu sayede kişi çeşitli haklara kavuşur. Örneğin, AB vatandaşları  diledikleri herhangi bir AB ülkesinde seyehat edebilir, ikamet edebilir, okula gidebilir, eğitim görebilir veya çalışabilir. AB vatandaşlığı aynı zamanda, kişi AB içinde nereye giderse gitsin o ülkenin vatandaşlaından farklı muamele görmeyeceği anlamına gelmektedir. Diğer bir deyişle, kişinin vatandaşlık hakları anavatan topraklarını aşarak tüm AB topraklarını kaplar. 

AB, Birlik vatandaşlarının özel yaşam haklarını nasıl korur? 

AB'nin kişisel bilgilerin korunmasına ilişkin bir yasaı vardır. Bu yasa, kişilerin özel yaşamlarının yüksek derecede korunmasını ve kişisel bilgilerin AB içinde dolaşımını temin eden kuralları düzenlemektedir.Hem bireyler hem de şirketler  bu kapsam dahilindedir. Kişisel bilgilerin sadece belirli, açık ve meşru amaçlar için toplanması ve işlenmesi ve bilgilerin uygun, uyumlu ve güncel olmasını sağlama yükümlülüğü  bulunmaktadır.  Haklarına saygı gösterilmediğini düşünen kişiler bağımsız ulusal makamlara başvurabilirler. 

 

 Aile 

AB'deki işçiler için temel ilkelerden biri nedir? 

AB yasaları çerçevesinde, cinsiyet, sakatlık, ırk, etnik köken gibi nedenlerden ve hatta yaş gerekçesiyle işçiler aleyhine ayrımcılık yapmak yasalara aykırıdır. 

Haklara saygı gösterilmediğinde çare nedir?

Haklara saygı gösterilmediği taktirde kişi düzeltme için yasal yola başvurma hakkına sahiptir. AB'nin bir tür ayrımcılığa maruz kalan kadınlara yönelik özel bir yasası bulunmaktadır. Bu yasa sayesinde yasal yola başvurmak daha kolaydır, çünkü dava için kanıt yükümlülüğünü kadından alıp (yani ayrımcılığa maruz kalan kadından) aleyhine dava açılan kişiye (işverene) vermektedir. Bunun anlamı şudur: ayrımcılığa uğradığını iddia eden kişinin kanıt yükümlülüğü yoktur; ayrımcılık olmadığını kanıtlamakla yükümlü olan, işverendir

Kadın işçinin hakları nelerdir?

Bir kadının bir erkeğe kıyasla iş bulması daha güç olamaz. bir kadın bir iş bulduğunda, bir erkek tarafından yapılan aynı iş ya da eş değerde bir iş için ücret farkı olamaz. Bu durum, ikramiyeler ve diğer menfaatler için de geçerlidir. İşveren, kadına farklı iş koşulları dayatamaz ve kadın, aynı çalışma saatleri, fazla mesai, izin, giysi kurallaı, çalışma esnekliği, terfi ve iş fesih haklarına sahiptir. Bu durum, mesleki eğitim ve diğer eğitimler için de gçerlidir. Kadın aynı zamanda eşit sosyal güvenlik haklarına sahip olmalıdır ve yarım gün çalıştığı taktirde oran esasında tam gün çalışanla aynı haklara sahiptir.

Çalışan anneler için ne tür önlemler düşünülmektedir?

Hamile, yakın zamanda doğum yapmış ya da emziren kadınlara ilşikin önlemler mevcuttur. Örneğin, kadın zamnda doğum yapmış ya da emziren kadınlara ilişkin  önlemler mevcuttur. Örneğin, kadınların 14 hafta doğum izni hakkı vardır. Bunun iki haftası bebğin doğumundan iki hafta öncesi ve/veya sonrası olmalıdır. Bir kadın gece vardiyasında çalışıyorsa çalışma saatlerini gündüzle değiştirebilir. Diğer yandan, eğer yaptığı iş kendisi  ya da bebek için sakıncalıysa işveren, kadına şirket içinde iş vermek zorundadır. Bu mümkün olmadığı taktirde risk geçene kadar özel izne ayrılabilir. İşvereni, durumu nedeniyle kadının işine son veremez. Bebek doğduktan sonar, kadın ve eşi ana-babalık iznine ayrılabilirler. AB yasaları uyarınca bu izin en az üç aydır ve çocuk sekiz yaşına gelene kadar kullanılabir. Aynı durum, çocuk evlat edinildiği taktirde de geçerlidir. Ancak, ücret ödenip ödenmeyeceği ulusal hükümetin  karırına bağlıdır.

AB, çocuk yardımı öngörüyor mu?

AB’nin çocuk yardımı konusunda hiçbir yasası yoktur ve AB üyeliği bunu etkilemez. Dolayısıyla, ülke kuralları geçerlidir.

Ev içinde şiddet konusunda AB ne diyor?

Kadınlarla karşı şiddet, cinsiyet eşitsizliği ve dengesizliğinden kaynaklanan bir baskı türüdür.  Ev içi şiddet konusunu irdelemk kolay değildir çünkü kapalı kapılar arkasında meydana gelmektedir. Başka bir sorun kadın ve çocukların hem kendi ilkelerinde hem de seks turizmi atraksiyonu olarak cinsel sömürüsüdür. Bu konularla ilgili özel AB programları mevcuttur.

 

Eğitim ve Topluluk Programları

AB’nin ulusal eğitim sistemindeki rolü nedir? Eğitim, üyelikten nasıl etkilenecektir?

AB’nin eğitim alanındaki rolü çok sınırlıdır ve ulusal düzeyde eğitim politikalarının hazırlanması büyük oranda Üye Devletlere bırakılmıştır. Zaten, eğitim politikaları da çoğunlukla  farklı  ülkeler  arasınaki  kültürel ve geleneksel çeşitliliği yansıtır. AB’nin, ulusal müfredat prgramının belirlenmesi, öğretilen derslerin içeriği ya da derslerde kullanılan dil seçimi gibi konularda hiçbir etlisi yoktur. Dolayısyla ulusal eğitim müfredatının belirlenmesi ulusal yetkililere kalmıştır. Ortak bir AB müfredat programı yoktur. Orta ve yüksek öğretim  öğrencileri diğer AB ülkelerinde değişim programlarına katılabilirler.

Okul ücretlerine ilişkin AB yasaları var mı?

Hayır. Okulların ücretli olup olmayacağı, her ülkenin kendisinin alacağı bir karardır ve özel okul ücretleriyle ilgili herhangi bir yasa yoktur. AB sadece, farklı AB ülkelerinin yurttaşları arasında eşit muameleyi düzenlemektedir. AB yasaları, eğitimi KDV’den muaf tutmaktadır.

Çocuklarımı yurtdışında okula göndermemin daha ucuza geleceği doğru mu?

Evet. Şu anda, AB dışında olup da AB üyesi ülkelerde okula giden öğrenciler daha yüksek ücret ödemek durumundadır. Bazı durumlarda okul fiyatları arasındaki fark üç-dört katına çıkabilmektedir. Üyelikten sonar öğrenciler, o ülkedeki öğrencilerle aynı ücretleri  ödeyecek ve daha aşağı muamele görmeyeceklerdir.

AB’nin  okula bırakma  yaşının belirlenmesi konusunda yetkisi var mı?

Hayır. Bu ulusal hükümetlerin kararına kalmıştır. AB içinde okulu bırakmak için en alt yaş sınırı 14 ile 18 arasında değişmektedir. Fakat, bunu belirleyen AB değildir.

Bir AB vatandaşı olarak okula gitmek için vize almam gerecek mi?

Okula gitmek istediğiniz AB ülkesinde ikamet hakkınız olacağından, buna artık gerek kalmayacak.

AB, Üye Devlet kültürünün geliştirilmesi konusunda ne öngörüyor?

Kültür ağları oluşturulmasını ve kültürel eserlerin değişimini amaçlayan, Kültür 2000 adlı özel bir program bulumaktadır. Media adlı başka bir program, çeşitli görsel-işitsel ürünleri destekleyerek Avupa’da kiltirel çeşitliliğe katkıda bulunmaktadır.

Mevcut AB kültür programları nelerdir?

AB, eğitim yoluyla dolaşımı artırmak ve Avrupa dillerinin daha iyi bilinmesini sağlamak istemektedir. Genç insanları bir araya getirmek ve becerilerini harekete geçirmek istemektedir. SOCRATES ve LEONARDO DA VINCI programları öğrenci ve öğretmen değişimini ve müfredat bilgisi değişimini teşvik etmektedir. Toplam 1 milyon öğrenci değişimi yapılmıştır. Dünya çapında değişimi yapılmıştır. Dünya çapında değişim için yeni bir program da hazırlanmaktadır.

 

İstihdam ve Emeklilik

İnsanların serbest dolaşımı ne anlama gelmektedir?

İnsanların serbest dolaşımı ilkesi, istihdam, ücret ve diğer iş ve istihdam koşulları  bakımından AB Üye Devletlerinden işçiler arasında milliyete dayalı her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. 25-ülkeye genişletildikten sonar yeni AB vatandaşları birçok AB ülkesinde ve ayrıca Norveç, İzlanda, Liechtenstein ve İsviçre’de iş arama hakkına sahip olacaklardır. Yurtdışında çalışmak için  çalışma izni başvurusu yapmalarına gerek yoktur. İş, öğrenim, eğitim ya da sadece ikamet için tüm AB ülkelerinde serbestçe dolaşabileceklerdir.

Bir AB ülkesine gitmeden orada iş bulabilir miyim?

Evet. Bunu yapmanın çeşitli yolları vardır. AB’nin EURES ası verilen bir işbirliği ağı bulunmaktadır. Bu ağ, Avrupa Komisyonu ve kamu iş ve işçi bulma hizmetlerini ve iş ve işçi bulma konularıyla ilgili diğer bölgesel ve ulusal organları bir araya getirmektedir. EURES, AB ve bazı diğer ülkelerde iş olanakları ve yaşama ve çalışma koşulları konusunda  dolaşım potansiyelli işçilere yardımcı olmaktadır. Çalışmak istedğiniz ülkenin gazetelerine yada internete bakabiliriz.

EURES: http://europa.eu.int/comm/employment_social/elm/eures/index.htm

Yurtdışında çalışmak için vasıflı olmam gerekir mi?

Bu, yapmak istediğiniz işe bağlı. İş vasıf gerektirmiyorsa, başvurmanız yeterli. Ancak, belirli vasıflar gerektiren bir meslekte ya da ticari alanda çalışmak istiyorsanız, vasıflarınızı belgelemeniz gerekir. Böyle bir durumda, AB üyesi bir Devlette edindiğiniz vasıflar yurtdışında da tanınacaktır. Avrupa iş piyasasının “herkese açık, herkesçe erişilebilir” Pazar piyasası temelinde, mesleki vasıfların tanınması için daha yeknesak ve esnek bir rejim için AB çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Farklı Üye Devletlerden verilen diplomalar tanınır mı?

Bazı AB ülkeleri, belirli bazı maaşlı ve serbest meslekler için diploma, ünvan, sertifika ya da diğer özel vasıflar aranmaktadır. Diplomaların ve eğitimin tanınmasını kolayştırmak  için AB, Birlik vatandaşlarının eğitim ve becerilerinin başka bir AB ülkesinde tamamen kullanabilmelerini  sağlayan bir diploma ve eğitim tanıma sistemi oluşturmuştur. Temel ilke: bir AB vatandaşı anavatanında bir mesleği icra vasfına sahipse aynı mesleği herhangi bir AB ülkesinde icra etme vasfına sahiptir. Düzenlemelere  tabi bir çok mesleğe uygulanabilen, niteliklerin tanınmasında genel bir system AB genel’inde uygulamaya konulmuştur.  Çalışılan ülkede düzenlemeye tabi bir meslekte (örneğin, öğretmen, avukat, mühendis  ya da psikolog olarak) çalışmak istiyorsanız, o ülkede  vasıflarınızın tanınması için başvuruda bulunmanız  gerekir. Eğitiminizin süre veya içerik bakımından ev sahibi ülkede verilenden çok farklı olduğu kanısına varırlarsa, ya eğitiminizi tamamlayan ek profesyonel deneyim edinmeniz, ya bir eğitim kursu almanız ya da bir yetenek sınavından geçmeniz istenebilir.

AB işçi sağlığı ve işyeri güvenliği konularını nasıl düzenlemektedir?  

İşçi sağlığı ve işyeri konusunda çok sıkı düzenlemeler vardır ve AB’ye girişten sonra  uygulamya konur. Bunların amacı işçilerin refahını korumaktır. Örneğin, emniyet donanımı (kask, özel giysi, kulaklık,vb.) kullanma zorunluluğu. Diğer yandan, laboratuarlarda çalışmak sadce özel ve emniyetli şartlar altında mümkündür.

AB ülkelerinde işsizlik oranı yüksek mi düşük mü?

Eylül 2003’te, en düşük oranlar Lüksemburg (%3) , Hollanda (Ağustos’ta %4,2), Avusturya (%4,5) ve İrlanda’da (%4,7) kaydedilmiştir. İspanya %11,2’yle AB’de en yüksek orana sahiptir.

AB işsizlikle mücadele ve istihdamı artırma konularında ne yapar?

AB’nin Avrupa İstihdam Stratejisinin bir bölümü istihdam olanakları, yani işçilerin işe daha iyi hazırlanmasına yardım amaçlıdır. Avrupa Sosyal Fonu ASF kapsamında AB, iş ve eğitim olanakları yaratılmasını teşvik eden ve geliştiren projelere finansman yardımı sunmaktadır. ASF aynı zamanda iş ve aile yaşamının uyumu için bireylere ve kurumlara destek sağlamaktadır.

Gençliğin işsizliği konusu nasıl ele alınmaktadır?

Gençlerin işsizliğiyle mücadele konusuna özel dikkat verilmektedir. Her ülke için amaç, altı ay işsizlikten sonra işsiz her gence yeni bir başlangıç teklif edilmesini sağlamaktır. Bu, iş piyasasına verimli entegrasyon amacıyla kişisel meslek rehberliği veya danışmanlığını da içeren eğitim, iş pratiği, bir iş veya başka bir istihdam önlemi şeklinde olabilir. 

 

 

 

Sağlık ve Tüketici Hakları

Gıda güvenliği konusunda AB politikası nedir?

AB’nin gıda güvenliği konusunda sıkı kuralları bulunmaktadır. Bunlar  yetiştirme ve imalat sürecinin tamamında gıda maddelerine tatbik edilir. Bu sayede AB tüketicileri yedikleri besinlerin güvenli olduğundan emin olabilirler.   AB yasaları etiket gereklerinden gıda muamele standartlarına kadar uzanmaktadır. Bu,  gıda güvenliğinin yanı sıra özel konular hakkında bilimsel tavsiyelerde bulunan Avrupa Gıda İdaresinin görevidir (kuruluş:28 Ocak 2002)

Daha ayrıntılı bilgi: http://europa.eu.int/comm/food/index_en.html

Bazı gıda maddeleri güvensiz bulunursa ne olur?

Acil durumlarda ürünlerin satışı ve dolaşımı AB genelinde bile durdurulabilir. Diğer yandan, risklerin azaltılması ya da önlenmesi için ürünlerin market raflarından  kaldırılması emri de verilebilir. Bu tür emirler geri çekilmeden önde  söz  konusu gıdanın bağımsız bilimsel tavsiyelere dayalı sağlık ve emniyet kontollerinden geçmesi gerekir. Bu kurallar aynı zamanda yiyecek içecek sektörü için de geçerlidir.

Tüketici hakları?

Tüketici hakları, garanti, ürün güvenliği, bozuk ve arızalı ürünler, yanıltıcı reklam ve benzeri konuları kapsar. Vatandaşların ürün satın aldıklarında haklarıyla ilgili çeşitli AB yasaları mevcuttur. Bunlar arasında, etiketleme, reklam, garanti, fiyatlar, son kullanma tarihi geçmiş ürünler, oyuncaklar ve ilaçlar bulunmaktadır. Bir AB vatandaşının ödediği parayı geri alma hakkı vardır. Bu durum, devre mülk alımına, katalogdan ya da internet üzerinden ya da kapı kapı gezen bir satıcıdan satın alınan mallara da uygulanır. Tüm AB vatandaşlarının başka ülkelere seyehat ettiklerinde de çeşitli hakları vardır. Uçağa bilinmesinin reddedilmesi buna dahildir.

  Ekonomi

Üye Deletlerin ekonomilerine katkıda bulunan nedir?

Üye Devletlerin ekonomilerini canlandırmak için başlıca araç, iç sınırlar olmaksızın tek bir Pazar oluşturulması ve tek para birimi Euro’nun kullanıma sokulmasıdır.  AB tek pazarı, iç ticareti önemli miktarda artırmış ve iç pazardan iş olanakları yaratmıştır. Euro da iç pazarın işleyişini derinleşmektedir. Genişlemeden  sonra iç Pazar, 450 milyon tüketiciden oluşacaktır. Insanların ve malların sınırsız, serbest dolaşımına olanak tanıya bir tek Pazar oluşturulması, daha çok rekebet nedeniyle menfaatleri çoğaltmak suretiyle Üye Devietlerin ekonomik kalkınmasına çoğunlukla katkıda bulunmuştur. Tek Pazar, ekonominin tümü açısından önem taşıyan hava ulaşımı, telekomünikasyon, enerji ve finansman hizmetleri gibi yeni sektörlere uzanmıştır.

 

 

Tek Pazar, ekonomik durumu nasıl düzeltecek?

Yerli şirketler AB içinde ticaret bağlantıları kurabilecekler ve böylelikle üretimi artırarak yeni işler yaratabilecekler. Tek pazarın amacı şirketlerin sınırlar ötesinde iş yapmasını daha kolay ve ucuz hale getirmek ve aynı zamanda bürokrasiyi azaltmaktır. Bu nedenle tek bir idari belge kullanıma sunulmuştur. İç Pazar, tüm fiziksel ve teknik engelleri kaldırmayı amaçlamaktadır. AB’ne katılmak, rekabetçi piyasıyakatılmak anlamın a gelmektedir. AB’ne katılan tüm ülkeler, yurtdışı direct yatırımlarını ve ihracatlarını artırmış ve dolayısıyla iş yaratma kapasitelerini de geliştirmişlerdir.

Euro?

Euro, tek pazarın hukuki bir sonucudur. Euro, tek pazarda fiyat şeffaflığına götürmektedir. 1 Ocak 2001’de Euro,12 Üye Devlette yerel para birimlerinin yerine geçmiştir. Yeni Üye Devletler için Euro’ya derhal geçiş olmayacak fakat, uyum ve bazı şartların yerine getirilmesine imkan tanımak üzere en az iki  yıl AB üyeliğinden sonra gerçekleşecektir. Euro ekonomiye istikrar getirmenin yanı sıra tek para birimi kullanıldığı için Üye Devletler içinde seyahati de kolaylaştırmaktadır (İsveç, Danimarka ve Birleşik Krallık Euro kullanmayan üç Üye Devlettir).

Avrupa Merkez Bankasının (AMB) işlevi nedir?

AMB Euro’yu benimseyen tüm AB ülkeleri için para poitikasını oluşturur. Avrupa Merkez Bankaları Sistemi içindeki ulusal merkez bankalarıyla birlikte çalışır. AB içinde banknot ihracına yetki verilmesi konusunda münhasır yetkisi vardır. Bu görevi ulusal merkez bankalarıyla paylaşır. AMB’nin Yönetim Kurulunda AMB başkanı, Euro bölgesine katılan ulusal merkez bankalarının 12 başkanı ve yürütme kurulunun diğer beş tam zamanlı çalışan üyesi bulunur.

Avrupa Yatırım Bankası (AYB) nedir?

AYB, AB’nin finansman kurumudur. Ekonomik kalkınmayı ve yenilikçi, bilgiye dayalı ekonomiyi destekleyen projelere fon sağlar. Hastaneler, üniversiteler, atık su tesisleri ve arazi dolgu çalışmaları gibi projelere finansman sağlanabilir. AYB’nin ortakları, AB üye ülkeleridir ve tasarruf veya cari hesaplardan hiçbir ticari kaynağı yoktur.

AB ülkelerinin AB dışı ülkelerle   ticari anlaşmaları var mı?

AB, Dünya Ticaret Örgütü içinde küresel, sürdürülebilir serbest ticareti desteklemektedir. Dünya üzerinde yüzden fazla ülkeye ticaret anlaşmaları vardır. Örneğin, Lübnan, Mısır ve İsraili de içeren Güney Akdeniz ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmaları vardır. Malların serbest dolaşımı için Türkiye ile Gümrük Birliği vardır. AB,“Silah Dışında Herşey”olarak anılan bir ticaret girişimi de başlamıştır. Bu, Afrika, Karayibler ve Pasifik’te   77 ülkeden silah dışında herşey için  AB’ye gümrük vergisiz erişim sağlamaktadır. Bu ülkeler olası hammadde kaynakları ve aynı zamanda ürettiğiniz ürün için  yeni pazarlar olabilir.

 

  KOBİ’ler 

AB’nin KOBİ’lerle ilgili görüşleri  nelerdir?

AB’nin KOBİ2lerle ilgili politikası, KOBİ’lerin gelişimini desteklemek üzere iç pazarın tümünde girişim politikasının formülasyon  ve koordinasyonunu geliştirmektir. Böylelikle KOBİ’lerin faaliyet gösterdiği genel iş ortamını geliştirmeyi hedeflemektedir. KOBİ politikası büyük oranda Toplumsal programlar için istişarenin yanı sıra iletişim, tavsiyeler ve en iyi uygulamların değişiminden oluşmaktadır.

KOBİ2leri bir araya getirmek için çeşitli araçlar bulunmaktadır; Euro Bilgi Merkezleri, Yenilik Aktarım Merkezleri ve yenilenebilir enerji konusunda uzman şirketler gibi. AB,ulusal hükümetlerin KOBİ’lerin oluumundaki engelleri mümkün olduğunca kaldırılmalarını ve özellikle kredi programları sağlamalarını ve formaliteleri azaltmalarını (kısıtlayıcı şartların kaldırılmasını)rica etmiştir.

Iç pazarın KOBİ’ler için önemi nedir?

Tek Pazar sayesinde yeni ihraacat pazarları KOBİ’lere açılmıştır. Daha önceleri, maliyet ve idari engeller (formaliteler) nedeniyle bu engelleniyordu. KOBİ’ler aynı zamanda elektrik piyasalarının serbestleşmesi sonucunda elektrik maliyetlerinde indirimden de yararlanmıştır.

AB standartlarına uygun olmayan makine ve teçhizatı değiştirmek mi gerekecek?

Hayır. Gereken şudur: Satın alınan yeni makineler AB standartlarına uygun olacaktır. Kullanımda olan makine ve teçhizat uygun olmasa da bunları kullanmaya devam etmek mümkündür. Fakat, bunların sağlık ve işçilerin emniyeti açısından risk doğurmamasına özen gösterilmelidir. AB standartlarına uymayan  kullanılmış makine veya teçhizatın alış-satışı da mükündür fakat bu sadece diğer AB ülkeleri ile yapılabilir.

 

 Tarım

Avrupa Birliğinin parçası olmak bir çiftçi için ne anlama gelmektedir?

Tarım, AB politikalarındaki en önemli sektördür. Müktesebatın %60’ını ve bütçenin %40’ını meydana getirir. AB taım politikası, Ortak Tarım Politikası (OTP) olarak anılır. AB’nin tarım alanındaki hedefleri:

·        Çevreyi dikkate alarak tarımsal üretimi canlandırmak

·        Tarımdan geçinen nüfusun uygun yaşam standartlarına kavuşmasını sağlamak

·        Piyasaları istikrarlı hale getirmek

·        Düzenli arzı garantilemek

·        Tüketiciye arzda fiyatların makul olmasını temin etmek

OTP politikası Avrupalı çiftçilere finansman desteği sağlamaktadır. Her çifçi OTP’den yararlanabilir. Desteğin türü üretim türüne bağlıdır. Hemen hemen tüm üretim sektörleri için ortak Pazar teşkilatları mevcuttur.

 

Çevre

 

Yaşam kalitesi, örneğin çevre iyileşecek mi?

AB’nin çevre konusunda standartları çok yüksektir, özellikle sınır ötesi boyutlardaki konularda. Sağlığımız açısından büyük önem taşıyan çevresel önlemler arasında içme suyu, banyo suyu kalitesinin iyileştirilmesi, atık yöntemi, hava ve asit yağmurları bulunmaktadir. Çevre koruma, sağlık sorunlarını azaltır, paradan sağlar.

 

Hava kirliliği konusunda AB politikaları nelerdir?

 

Hava kirliliğinin neden olduğu çevresel zararlar ve sağlık riskleri AB ülkeleri arasında ortak bir kaygı konusudur. AB yasaları, kirliliği kaynakta sınırlayarak ve sınırları yasal zorunluluk haline getirerek hava kirliliğyle mücadele etmektir. Kurşunlu petrol kullanımı aşamalı olarak azaltılacak yerini kurşunsuz petrole bırakmalıdır. Enerji santrallerinin SO2 emisyonları da azaltılacaktır. Avrupa Komisyonu, çeşitli solunum yolları rahatsızlıklarına ve kansere yol açan karbondioksit emisyonlarını azaltmak amacıyla 2005 yılından itibaren AB ülkelerinde kükürtsüz petrol ve dizel kulanımına geçmeyi teklif etmiştir.

 

Sürdürülebilir kalkınmayla turizm arasındaki ilişki nedir?

 

AB’nin karşı karşıya kaldığı zorlu konulardan biri, turistlerin taleplerini karşılamak ve çkorumak arasındaki dengenin sağlanmasıdır. Dolayısıyla AB doğal değere ve güzelliğe sahip alanları korunmayı amaçlamaktadır. Koruma, Birliğin doğal güzelliğinin gelecek kuşaklar için muhafazasını ve uygun çekilde yöneltilerek yüksek nitelikli turizmin çekilmesini sağlayacaktır.

AB, Avrupa turizmi yararına teşvik edilmek üzere sürdürülebilir turizam alanında en iyi uygulamaları belirlemiştir. AB ayrıca Avrupa Topluluğu Çevresel Gezi ve Turizm Ağı EcoNett ile işbirliği haindedir. Bu, Komisyon tarafından desteklenen, Avrupa’yı boydan boya kaplayan bir ağdır. Ağ, turizm ve çevrede başlıca ilgi alanlarını bir araya getirir, bilgi dağıtır ve turizm endüstrisine ve kamu sektörüne yol gösterir.

 

Mavi Bayrak girişimi nedir?

Plajlar için Mavi Bayrak, en yüksek AB standartlarına uyan plajlara ve yat limanlarına verilen bir srtifikadır. Kriterler araında, banyo suyu kalitesi, plaj emniyeti ve hizmetleri, çevre eğitimi ve bilgileri ve çevre yönetimi bulunmaktadır. Böylelikte turistler gidilecek en temiz ve emniyetli plajlar konusunda daha iyi bilgi sahibi olur ve plaj bölgesindeki doğal habitatın korunmasına yardımcı olunur çünkü şartlardan biri de oradaki özel flora ve fauna ve dolayısıyla istenilen davranış şekli konusunda konuklara bilgi vermektir.

Daha ayrıntılı bilgi: http://www.blueflag.org/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Genel Merkez: 44, II. Selim Caddesi Lefkoşa - Kıbrıs (Mersin 10/Turkey)
Tel. (392) 227 2555 - 227 2808 - Fax:2287539
e-mail:
info@toplumcukurtuluspartisi.org