|
Basın Bildirisi
(29-06-2004)
Basın Bildirisi
(24-06-2004)
Basın Bildirisi
(23-06-2004)
Basın
Bildirisi (20-06-2004)
Basın Bildirisi
(14-06-2004)
Basın Bildirisi
(09-06-2004)
Basın Açıklaması
(09-06-2004)
Basın Bildirisi
(08-06-2004)
Basın Bildirisi
(07-06-2004)
29 Haziran 2004
Basın Bildirisi
Meclis’te azınlık durumunda bulunan CTP-DP
koalisyon hükümeti, sosyal devlet anlayışını bütünüyle unutmuş gibi
davranıyor. Geçtiğimiz ay kamu emeklilerine yapılan bir uygulama, bu
ay da sosyal sigorta emeklilerine yapıldı. Yıllık yoklamasını
yaptırmayan veya yaptıramayan emeklilerin maaşları kesildi. Özünde,
devletin kendi üzerine düşen görevi yerine getirmesi yerine, işin
kolayına kaçarak yükü vatandaşın sırtına yüklemekten ibaret olan bu
yöntemle yoklamasını yaptırmayan emeklinin maaşı kesiliyor ve vatandaş
bu yolla aç bırakılıp cezalandırılıyor. CTP-DP koalisyon hükümetinin
yenile keşfettiği bu yöntem, “kes maaşı vatandaş koştursun” mantığına
dayanıyor.
“Sihirli yöntem” ilk olarak geçen ay Maliye Bakanlığı tarafından
uygulandı. Maaşlar kesildi. Emekli vatandaşlar Maliye’ye koştu ve
hayatta olduğunu kanıtladı. Hazır bekleyen çekini ancak o zaman
alabildi. Bu ay da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aynı yolu
izledi. O da sosyal sigortalılara aynı şeyi yaptı. Kesti maaşları ve
ilan etti, “ya gelir hayatta olduğunuzu kanıtlarsınız, ya da size maaş
yok” dedi.
Yarından sonra
sosyal sigorta emeklileri yaşadıkları ilçelerin Sosyal Sigortalar
Dairesi şubelerine giderek hayatta olduklarını kanıtlayacaklar. Ancak
o zaman çeklerini alabilecekler. Emeklilerin hayatta olduklarını
kanıtlamasının başka bir yolu daha var. Yaşadıkları mahalle veya köyün
muhtarına onaylatacakları maktu bir formu ilgili daireye ulaştırmak.
Fakat eğer muhtar çalışıyorsa, hele Güney Kıbrıs’ta çalışıyorsa, bu
yol ilkinden de zor olduğu için emekli vatandaş işini kendisi yapmak
zorunda kalacak.
Yeterince
demokratik olmamakla birlikte KKTC Anayasası’nın 1. maddesi devletin
sosyal adalet ilkesine bağlılığından söz etmektedir. CTP-DP
hükümetinin her iki bakanlığının da emeklilere davranış biçimi sosyal
devlet anlayışıyla taban tabana zıttır. Vatandaşına hızmet yerine
cezalandırmayı tercih eden mantık ancak ceberrut devlet anlayışıyla
bağdaşabilir.
Sosyal
devlet, emeklisini yaşadığı yerde ziyaret eden onun hangi koşullar
içinde yaşadığını tespit eden, hasta mı, tedaviye ihtiyacı var mı,
kendi kendine bakabiliyor mu, bakamıyor durumdaysa, bir bakanı var mı?
bunları bilen devlettir. KKTC, ekenomik olarak sıkıntılar çeken bir
devlettir. Bunu bilmeyen yoktur. Fakat her emeklinin yılda en az bir
kez yaşadığı yerde ziyaret edilip hangi koşullarda yaşadığını
belirlemenin büyük bir maliyeti yoktur. Devletin elindeki görevli
sayısı bu işi yapmak için yeterlidir.
Toplumcu Kurtuluş Partisi olarak CTP-DP hükümetinin Kıbrıs Türk
insanına reva görüğü bu uygulama biçimi ceberrut devlet anlayışının
bir yansıması olarak niteliyor ve protesto ediyoruz. Kıbrıs’ta barışı,
çözümü ve Avrupa Birliği standartlarını aradığımız şu dönemde, emekli
insanlarımıza yaz sıcağında işkence çektiren cezalandırma mantığına
dayalı uygulamalarla övünmek yerine, vatandaşına hızmeti ayağına
götüren sosyal devlet anlayışıyla hareket etmenin zamanı gelmiştir.
Emreden, cezalandıran, korku saçan devlet anlayışı artık terke
edilemeli, yerine hızmeti vatandaşının ayağına götüren, garson devlet
anlayışı yerleştirilmelidir.
Saygılarımızla.
Mehmet DAVULCU
Genel Sekreter
24/06/2004
BASIN AÇIKLAMASI
Toplumcu Kurtuluş Partisi(TKP)
Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, halkın evetlerinin gereği olan Kıbrıs
Türk Devleti’nin ilan edilmesi şansının var olduğunu, iyi anlatılması
halinde Türkiye hükümetinin de buna yardımcı olacağına inandığını
söyledi. Hüseyin Agolemli, KTD’ni ilan edip yeni anayasayı yürürlüğe
koymaya karar verirsek demokratikleşme yolunda dünyayı şaşırtan
adımlar atmakta olan Türkiye’nin de buna yardımcı olacağını
düşündüklerini açıkladı.
TKP Genel Başkanı
Sn. Hüseyin Angolemli dün akşam beraberinde TKP Yürütme Kurulu üyeleri
Güngör Gürkan, Abdullah Cangil, Varol Öztuğ, Cemal Varoğlu; Denetleme
Kurulu Üyesi Muharrem Gerçeker ve Güzelyurt İlçe Başkanı Ulus Ese ile
İlçe Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan kalabalık bir heyetle “Barış
Ateşleri”nin ilk yakıldığı yer olan Doğancı’yı ziyaret ettti. Ülkenin
içinde bulunduğu durum ile TKP’nin ürettiği politikaları anlatmak ve
Kıbrıs Türk halkının düşüncelerinin alınması amacına yönelik olarak
düzenlenen, “halkla el ele toplantıları”nın ilkine Doğancı halkı
katılımı ile büyük ilgi gösterdi.
Genel Sekreter
Yardımcısı Varol Öztuğ’un sunuş kouşmasından sonra ilk sözü alan TKP
Genel Başkanı Sn. Hüseyin Angolemli, Annan Planı’nın gündeme gelmesi
ile başlayan süreci özetleyerek niçin güçbirliğine gittiklerinin
gerekçelerini anlattıktan sonra, seçimden bir tarafta ‘statükocular
diğer tarafta ise Barış, Çözüm ve AB yanlılarının 25-25 gibi bir
sonuçla çıktığını ve meclisin kilitlendiğini anlattı. Daha sonra
CTP-BG ile statükocu DP’nin biraraya gelerek bir hükümet kurduğunu
ancak DP’den 2, CTP’den de 1 milletvekilinin istifası ile mevcut
hükümetin azınlığa düştüğünü belirten Angolemli, DP’den ayrılan 2
milletvekilinin Annan Planında öngörülen Kıbrıs Türk Devleti’nin ilanı
ve Yeni Anayasa’nın hayata geçirilmesi konusunda TKP ile hem fikir
olduklarını belirttiklerini, BKP milletvekili İzzet İzcan’ın da
katılımıyla meclis çatısı altında birlikte hareket etmeyi öngören bir
protokol imzalanarak TKP-BÖİ ismi ile bir ittifak oluşturulduğunu
anlatttı. Çözüm ve barış yanlılarının birlikte hükümet kurup, Kıbrıs
Türk halkının %65 gibi bir çoğunlukla dile getirdiği ‘Evet’in
gereklerini yerine getirme imkanını yarattıklarını söyleyen Angolemli,
konuşmasında şu görüşleri de dile getirdi:
“Kıbrıs Türk Devleti’nin ilanı
gereklidir ve mümkündür. Buna hükümet öncülük yapacaktır, ama Serdar
Denktaş’ın babasının sözünün dışına çıkabileceğine ihtimal vermiyoruz.
Cumhurbaşkanı Denktaş bırakın Evet’in gereklerini yerine getirmeyi,
‘Evet’ sonucunu bile tartışmaya açmaya kalkmıştır. Şimdi devletimizi
ilan edersek ve anayasamızı yürürlüğe koyarsak, AB hedefine yönelik
olarak Dünya’yı şaşırtacak denli adımlar atan ve müzakare tarihi
bekleyen Türkiye’nin bunlara karşı çıkacağını düşünmüyoruz. Hatta iyi
anlatılırsa büyük destek gelecektir. Çünkü Annan planında yer alan
Kıbrıs Türk Devleti dünyanın desteğini almıştır. Serdar Denktaş
halktan özür dileyip Annan Planı’nı desteklediğini ve halkın ‘Evet’
kararının gerklerini yerine gatirmeye hazır olduğunu kamuoyuna
açıklarsa hükümet işini DP ile de oturur konuşuruz. Ey Talat! Ey
Akıncı! Daha önce bu halka verdiğiniz sözleri hatırlayınız.
Statükocuların dışında bir hükümet seçeneği vardır. Geliniz bunu
deneyelim, beraber hükümet kuralım. Kuramazsak erken seçime gidelim.”
Konuşmasından
sonra halktan gelen soruları yanıtlayan Angolemli, bir köylünün
sorduğu “niye BDH’dan ayrıldınız? ve bu hükümet hiç mi birşey
yapmadı?” sorularını şu şekilde yanıtladı: “BDH kurulurken, TKP olarak
bizim ve diğer iki parti BKP ve KSP ile çeşitli sivil toplum
örgütlerinin oluşturduğu bir çatı partisi olarak düşünülmüştü ve zaten
1 Mayıs 2004 te herkes kendi örgütüne dönecekti. Sayın Akıncı, BDH’nın
klasik bir partiye dönüştürülmesini istedi. Aslında, Akıncı TKP’den
koptu. İkinci sorunuza gelince; biz iyiye doğru herhangi bir
değişiklik görmüyoruz, bilmem siz görebiliyormusunuz? Beş aylık CTP-DP
hükümetinde sadece müdürler ve müsteşarlar değişmiştir, halkın
sorunları artarak devam ediyor, gazeteciler yine mahkemeye
çağırılıyor”.
Tüm sorular yanıtlandıktan
sonra “halkla el ele toplantı”sı geç saatlerde Doğancı köylüsünün
sevgi gösterileriyle son buldu.
Saygılarımızla.
Cemal VAROĞLU
Basın-Yayın ve Propaganda Sorumlusu
23 Haziran 2004
Basın Bildirisi
Çözüm ve Avrupa Birliği yönündeki kararlılığından gerilemeyen Kıbrıs
Türk halkının bütün dikkatini Kıbrıs’ın geleceğine vermeye devam
ettiği şu sıralarda iç konularda meydana gelen olumsuzluklar zaten zor
olan günlük yaşamı daha da zorlaştırmaktadır. Hükümetin, süt ve süt
ürünlerinde “fiyat ayarlaması” adı altında yaptığı okkalı zamlar tüm
aile bütçelerini altüst etmeye yetmiştir.
Temel
gıda maddelerinin en başında gelen süt ve süt ürünlerine yapılan yüzde
18 ile 28 arası oranlardaki zamların izah edilebilir hiçbir gerekçesi
yoktur. Çalışanların maaşlarına zam yapılmamıştır. Asgari Ücret
yükseltilmemiştir. Kıbrıs Türk çalışanı uzun zamandan beri maaş ve
ücretlerine kabul edilebilir oranda zam alamamışken süt ve süt
ürünlerine yapılan zamları nereden karşılayacaktır? Yılın ikinci
yarısına geçmek üzere olduğumuz halde Asgari Ücret’in yeniden
belirlenmesi için hiçbir çalışma başlatılmamış olması da hükümetin bu
konudaki duyarsızlığının somut bir örneğidir.
Demokratik sistemin odak noktasında insan olmalıdır. Sosyal devletin
asli görevi de insana hizmet olmalıdır. Süt ve süt ürünlerine yapılan
zamların demokratik sistemle de, sosyal devlet anlayışıyla da bağdaşır
bir yanı yoktur. Hükümeti oluşturan partilerin her biri farklı yollar
izleyerek de olsa Avrupa Birliğine katılmayı hedeflediklerini
söylemektedirler. AB hedefi olan partinin AB normlarını kendi halkına
uygun görmesi gerekir. AB ülkelerinde süt okullarda beleştir. Piyasada
satılan süt fiyatı da beleşe yakındır. Bu politikada amaç en temel
gıda maddesi olan sütün tüm toplum kesimleri tarafından gereğince
tüketilmesinin sağlanmasıdır. KKTC’deki hükümet de maliyetlerde
yükselme olduğu gerekçesiyle süt ve süt ürünleri fiyatlarına yıllık
enflasyon oranının da üzerinde zam yaparak haksız yere enflasyon
yaratmaktadır. Hükümetin bu yanlış tutumu zaten zorluklar içinde
sürdürülen günlük yaşamı daha da ağırlaştırmaktadır.
Toplumcu Kurtuluş Partisi, süt ve süt ürünlerine yapılan zamların
haksız zamlar olduğu kanaatindedir. Maliyetlerdeki artışın doğruluğunu
da tartışmalı bulmakla birlikte, temel gıda maddelerinde maliyet
artışı eşittir fiyat artışı mantığını da asla kabul edilemez
bulmaktadır. TKP, süt ve süt ürünlerine yapılan zamların hemen geri
alınmasını talep etmektedir. Bunun yanında, iyice ağırlaşan yaşam
koşullarının kısmen de olsa hafiflemesine katkı olması için tüm
çalışanların maaş ve ücretlerinin yükseltilmesini ve Asgari Ücretin
yükseltilerek yeniden belirlenmesini talep etmektedir.
Saygılarımızla.
Süt ve süt
ürünlerinin belli başlılarının zamsız ve zamlı fiyatlarıla zam
oranları şöyledir:
Koop Süt 1 Lt……….:
1,100,000 TL’den 1.300,000 TL’ye % 18.20
Koop Hellim 1
Kg…..: 6.850,000 TL’den 8.250,000TL’ye % 20.45
Koop Yoğurt 900
Gr.: 1.500,000 TL’den 1.900,000 TL’ye % 26.67
Koop Peynir 1
Kg…..: 5.950,000 TL’den 7.600,000 TL’ye % 27.73
Mehmet DAVULCU
Genel Sekreter
20 Haziran 2004
Basın Bildirisi
İş
başındaki hükümetin ne yapacağını bilmeyen kararsız politik
uygulamalarıyla Kıbrıs Türk halkı referandumda ortaya koyduğu
uzlaşmacı tutumdan dolayı hak ettiği kazanımları elde edemedi. CTP-DP
koalisyon hükümeti, 24 Nisan referandumunun sonuçlarını bütünlüklü bir
şekilde değerlendirip doğru politikalar belirleyemedi. Ortakların
büyüğü, izolasyonların kaldırılıp ambargoların hafifletilmesi
sloganıyla davet edildiği bazı başkentlerde kendisine yöneltilen
iltifatlarla yetinirken, küçük ortak da bazı Asya ülkelerinin
başkentlerine turistik seyahatler düzenleyerek “tanınma” peşinde
koşarmış gibi yapmayı tercih etti.
Yapılması gereken, yüzde 65 oranına varan “Evet”in gerçek temsilcileri
olan siyasi parti ve sivil toplum örgütleriyle biraraya gelerek
referandumda alınan kararların nereye kadarının, hangi yollar
kullanılarak hayata geçirileceğini kararalaştırmak olmalıydı. Ne yazık
ki, CTP yönetimi bunu yapmak yerine bildik partizan yöntemlerle
referandumda elde edilen başarıyı halkın hanesine yazıp bunun
yararlarını halk lehine yönlendirmek yerine, CTP hanesine yazıp
partisel çıkar elde etme yönüne gitmeyi tercih etti. Hükümetteyken
eriyip azınlığa düşen statükocularla ortaklığa dayalı hükümetinin
yerine çözüm yanlısı bir hükümet kurmak mümkünken, bunu küçümseyip
görmezden gelmeyi tercih etti. “Erken, erken seçim” çağrısı yapıp,
bunu da havada bırakarak işleri sürüncemeye terk etti.
Bu nedenlerle,
bugün varılan noktada, Kıbrıs Türk halkı hak ettiğini elde etmiş
olmaktan çok uzakta ve hala ağır bir mağduriyet içindedir.
Kıbrıs Türkü cebinde 3 pasaport tutma imkanına sahip gibi görünmekle
birlikte, hala kendine ait uluslararası alanda geçerliliği olan bir
kimliğe sahip değildir. Kıbrıs hala iki parçadır ve uluslararası
hukuğa göre Kıbrıslı Rumlar tarafından temsil edilmektedir. Kıbrıslı
Türkler dünyada hala, “ayrılıkçı asiler” olarak görülmektedir.
Kıbrıslı Türkler, hangi devletin vatandaşları olduklarını kendileri
bile tam olarak bilememektedir. Bazıları Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı
olan ve bu haklarını yenileyen Kıbrıslı Türklerin, bazıları Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı, bazıları da İngiltere vatandaşlığını korumaya
devam ederken, ayrıca tümünün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
vatandaşlığı vardı. Geçtiğimiz hafta içinde İstanbul’da toplanan İslam
Konferansı Örgütü bu karmaşaya yeni bir boyut daha getirdi. Kıbrıslı
Türkler artık “Kıbrıs Türk Devleti”nin vatandaşları sayıldı!
Kendine yeni bir ortak bularak saltanatına devam etmek isteyen statüko
ağırlıklı CTP-DP hükümetinin Kıbrıs Türk halkını taşıdığı noktanın hiç
de iç açıcı olmadığı ortadadır. Kıbrıslı Rumlar referandum da “hayır”
demiş olmalarına karşın CTP-DP hükümetinin yanlış politik tutumları
nedeniyle hiçbir sıkıntıya düşmeden yollarına devam etmektedir.
Rumların amacı Aralık 2004 tarihini de atlatmaktır. Aslında sözkonusu
olan tarih Aralık bile değildir. Türkiye’nin AB’den tarih alıp
almayacağı Eylül sonundan itibaren beliginlik kazanacaktır. Bu tarihe
kadar Kıbrıs sorununun çözümü yönünde somut gelişmeler sağlanmazsa,
Kıbrıs’ta federasyon sistemine dayalı bir ortaklık devleti kurma
umutları da hayal olacaktır. Aralık tarihi Kıbrıs Türk Halkı için
atlatılmaması gereken bir tarihtir. O nedenle, eli kolu bağlı bir
şekilde beklemeyiz. Annan çözüm planının lehimize olan ve tek yanlı
olarak uygulanması mümkün olan kısımları hayata geçirilmelidir.
Böylesi bir uygulamayı statükocularla kurulacak bir hükümetle hayata
geçirmek mümkün değildir. Çözüm yolunda ilelemek için çözüm yanlısı
hükümete ihtiyaç vardır. Böyle bir hükümet kurmak için meclis içinde
seçenek vardır. CTP yönetimi karar vermek durumundadır. Ortaya konan
seçeneği uygun bulmuyorsa, erken seçimi daha fazla geciktirmeden
gündeme getirmelidir. Kıbrıs Türk halkını statükocu ağırlıjklı bir
hükümetle Aralık sonrası Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında Rum’un
azınlığı durumuna itmeye kimsenin hakkı yoktur. Kimse bunun hesabını
veremez.
Saygılarımızla.
Hüseyin ANGOLEMLİ
Genel Başkan
14 Haziran 2004
Basın Bildirisi
Azınlığı düşen CTP -DP hükümetinin büyük ortağı ambargoları
hafifletmeye, küçük ortağı da KKTC’yi tanıtmaya çalışır gibi görünerek
günübirlik politikalarla vakit öldürmektedir. Halbuki, Kıbrıs Türk
halkı hükümetten çözüm ve Avrupa Birliği yönünde somut ve tutarlı
adımlar atılmasını beklemektedir. Sayın Başbakan dün bir radyo
programında referandumda kabul edilen yeni anayasanın uygulanmasını ve
Kıbrıs Türk Devleti’ne dönüşmeyi savunanları “hayalcilikle “ suçlamayı
sürdürürken aynı gün İstanbul’da toplanan İslam Konferansı Örgütü’nün
Siyasi Komitesi’nde Kıbrıslı Türkler “Müslüman Kıbrıs Türk Cemaatı”
adıyla anılmak yerine, Annan planında öngörülen “Kıbrıs Türk Devleti”
adıyla anılması için yarın yapılacak İKÖ Dışişleri Bakanları
Konferansı Genel Kurulu’na tavsiye edilmesine oybirliğiyle karar
verdi.
CTP-DP hükümeti, İKÖ’nün Kıbrıs konusuna
ilişkin olarak almaya hazırlandığı kararları doğru buluyorsa, Toplumcu
Kurtuluş Partisi’nin 24 Nisan referandumunda kabul edilen yeni
anayasanın yürürlüğe konması ve mevcut devlet yapısının bu anayasaya
uygun olarak Annan planında öngörülen Kıbrıs Türk Devleti’ne
dönüştürülmesi taleplerine de karşı çıkmamalıdır. Sayın Talat’ın
İKÖ’de izlediği tutumla, halkın talepleri olan Kıbrıs Türk Devleti’ne
dönüşme konusunda izlediği ve halkı “hayalcilikle” suçlayan tutumu
ciddi şekilde çelişki oluşturmaktadır.
CTP Genel Başkanı
Talat’ın çelişkileri bununla sınırlı değildir. “Kıbrıs Türk halkının
statükoyu ortadan kaldırmak yönünde karar verdiğini ve kendilerinin de
bunu yapmaya çalıştığını” söyleyen Sayın Talat, yeni hükümet kurma
çalışmalarında statükocularla birlikte olmaktaki anlaşılmaz ısrarını
sürdürmektedir. CTP’nin Sayın Genel Başkanı, bir yandan azınlığa
düşen hükümetine yeni ortak ararken, öte yandan en uygun çıkış yolunun
erken seçim olduğu yönündeki söylemini de sürdürerek çelişkili
uygulamalarına bir yenisini daha eklemektedir.
Sayın Talat’ın
dünkü konuşmasında söylediği gibi, “Kıbrıs Türk halkının barış, çözüm
ve AB üyeliği konusunda hayallerini gerçekleştirmek için buradayız”
şeklindeki söyleminin tutarlı olup olmadığı da kuracağı hükümetin
Denktaşlı mı, Denktaşsız mı olacağıyla ortaya çıkacaktır.
Sayın Talat’ın
izlediği çelişkili politikalar, CTP tabanı dahil tüm çözüm ve barış
yanlılarını hayalkırıklığına uğratmaktadır. TKP, en başta Sayın
Başbakan olmak üzere, CTP yönetimini, halkın ezici çoğunluğunun
arzularına kulak vermeye ve daha fazla hayalkırıklığı yaratmadan
meclis içinde var olan çözüm yanlısı hükümet alternatifini
değerlendirip halkın beklentilerine uygun adımlar atabilecek hükümeti
oluşturmak için insiyatif kullanmaya çağırır.
Saygılarımızla
Hüseyin ANGOLEMLİ
Genel Başkan
9 Haziran 2004
Basın
Bildirisi
CTP
Genel Başkanı ve Başbakan Mehmetali Talat, dün düzenlediği basın
toplantısında 24 Nisan referandumunda halk tarafından kabul edilen
“Kıbrıs Türk Devleti Anayasası”nın uygulamaya konmasının söz
konusu olmadığını ve bunun yasal veya siyasi açıdan hiçbir mantığı
bulunmadığını söyleyerek, Kıbrıs’ta çözüm isteyen Kıbrıs
Türk halkının ezici çoğunluğuna “Hayır” dedi.
Başbakan Talat, “Kıbrıs Türk Devleti Anayasası’nı
uygulamaya kalkışmak hayal dünyasında dolaşmak demektir”
diyerek, kendisini bulunduğu göreve getiren kitleleri hayalcilikle
suçladı.
Sayın Talat, dünkü basın
toplantısında bu yöndeki açıklamalarıyla, 24 Nisan’da
“evet” diyerek Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi ve Avrupa Birliği
içindeki yerini bütün olarak alması yönünde irade koyan halkımızın
ezici çoğunluğunu hayal kırıklığına uğratmıştır. Toplumcu
Kurtuluş Partisi, CTP Genel Başkanı ve Başbakan Mehmetali Talat’ın
bu düşüncelerini paylamamaktadır. TKP, Kıbrıslı Rumların kararının,
Kıbrıslı Türklerin kararını ortadan kaldırabileceği görüşünü
de paylaşmamaktadır. TKP’ye
göre, Kıbrıs Türk halkının 24 Nisan referandumunda aldığı
kararlar geçerlidir ve mutlaka uygulamaya konmalıdır. Halk
iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Buna göre halkoyuyla kabul
edilen “Kıbrıs Türk Devleti Anayasası” üzerinde gerekli çalışmalar
yapılarak derhal yürürlüğe konmalıdır. Mevcut devlet yapısı
yeni anayasaya uygun olarak Kıbrıs Türk Devleti’ne dönüştürülmelidir.
Uluslararası kamuoyunun benimsemediği ayrılıkçı devlet yapısının
yerine birleşmeyi hedefleyen devlet yapısı konmalı ve böylelikle
Kıbrıs Türk halkına yıllardır uygulanan izolasyon ve
ambargolarlar yasal dayanaktan yoksun bırakılarak tümüyle ortadan
kalkması sağlanmalıdır. Halkımızın özgür iradesiyle kabul
edildikten sonra plan olmaktan ileriye gidip karar haline gelen Annan
çözüm planındaki tek yanlı uygulama imkanı bulunan bölümler
gecikmeksizin hayata geçilmelidir.
Sayın Talat’ın “bizim şu
an itibarıyla KKTC anayasası’yla ilgili bir sorunumuz yoktur” şeklindeki
ifadesine bakılarak, CTP’nin KKTC anayasası’yla ilgili tutumunda
köklü değişiklik olduğu sonucuna varılmaktadır. Böyle bir sonuç
da, ünlü “dün dündür bugün bugün bugündür” tekerlemesini
çağrıştırmaktadır. Sayın Talat, bu şekildeki yaklaşımlarıyla
ayrılıkçığa destek vererek, Kıbrıs’ın federal bir çatı altında
birleşmesi mücadelesinin önünü tıkamaktadır.
TKP, azınlığa düşen
CTP-DP hükümetinin yerine kurulmaya çalışıldığı açıklanan
yeni hükümetin de, Kıbrıs’ta federal çözüm isteyen Kıbrıs Türk
halkının beklentilerinin karşılayacak çözüm yanlısı bir hükümet
değil, mevcudun yamalanmış hali olacağı düşüncesindedir.
TKP, Kıbrıs Türk halkının
istençlerine uygun olarak Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine doğru
ileri bir adım olmak üzere, Kıbrıs iki eşit kurucu devletinden
biri olacak Kıbrıs Türk Devleti’nin hayata geçirilmesi ve Annan
çözüm planının mümkün olan kısımlarının tek yanlı olarak
uygulamaya konması için mücadelesini yükselterek sürdürecektir.
Saygılarımızla.
Mehmet
DAVULCU
Genel
Sekreter
9 Haziran 2004
BASIN
AÇIKLAMASI
TKP Genel Sekreterliği’ne
oybirliğiyle Mehmet Davulcu seçildi
6
Haziran tarihinde toplanan XIX. Kurultayda seçilen TKP Parti Meclisi
yaptığı Parti Genel Sekreterliği’ne oybirliğiyle Mehmet
Davulcu’yu seçti.
İlk
toplantısını dün akşam Lefkoşa’daki Parti Genel Merkezi’nde
yapan TKP Parti Meclisi’ne başkanlık yapan Genel Başkan Hüseyin
Angolemli, toplantıyı açarken yaptığı konuşmada, XIX. Kurultayın,
yeni yönetime Kıbrıs’ın yeniden
birleşmesi ve Avrupa Birliği içinde yerini alması yönündeki mücadele,
24 Nisan referandumunda halk tarafından somut olarak ortaya konan
kararların hayata geçirilmesi için görev verdiğini hatırlatarak
bu görevin yerine getirilmesi için yeni yönetimin zorlu bir çalışma
dönemine gireceğini söyledi.
Yeni
bir hükümet arayışı olduğuna işaret eden Hüseyin Angolemli,
kurulacak yeni hükümetin, halkın oylarıyla kabul edilen yeni
anayayı yürürlüğe koyacak ve buna uygun olarak mevcut devlet yapısını
“Kıbrıs Türk Devleti”ne dönüştürüp sivilleşme ve
demokratikleşmeyi sağlayacak bir hükümet olduğuna dikkati çekti.
Angolemli, “ancak bu şekilde halkımıza uygulanmakta olan haksız
izolasyonlar ve ambargolar ortadan kalkabilir” dedi.
Oybirliğiyle
Genel Sekreterliğe seçilen Mehmet Davulcu yaptığı teşekkür konuşmasında,
partinin hayatiyetine yönelik büyük ve kasti bir saldırı yaşanmış
olmasına karşın, olağanüstü bir süratle ayağa kalktığını
yeniden yapılanıp yolunu eskisinden daha güçlü bir şekilde yürümekte
olduğunu söyledi. Kıbrıs Türkü’nün yurdunun bütününü
sevmek yönündeki kararlığının TKP’de büyük bir heyecanla görev
kabul edildiğini belirten Davulcu, “mücadele bitmedi. Kıbrıs
mutlaka birleşecek. Ada halkları barış içinde yaşayacak.
Emperyalist güçler Adamız’ı terketmek zorunda kalacak. Bunu
mutlaka başaracağız” dedi
Parti
Meclisi dün akşamki toplantısında 8 kişiden oluşan Yürütme
Kurulu’nu da seçti. 11 kişinin aday olduğu Parti Yürütme Kurulu
için yapılan seçim sonuçlarına göre, yeni Yürütme Kurulu şu
üyelerden oluştu.
Güngör
Günkan, Varol Öztuğ, Abdullah Cangil, Cemal Varoğlu, Hasan Umur,
Hasan Yalkut, Ömer Dalgakıran, Ercan Hoşkara.
Yeni
Yürütme Kurulu Perşembe akşamı saat 19.30’da toplanarak görev
bölümü yapacak.
TKP
Genel Sekretreliği’ne seçilen Mehmet Davulcu’nun kısa özgeçmişi
şöyledir:
1958’de
Kalavaç’ta doğdu. Eskişehir Anadolu Üni. İktisat mezunudur.
KTAMS’ta Yürütme Kurulu üyesi ve Genel Sekreter, Çağ-Sen’de
Genel Başkan olarak 16 yıl sendikacılık yaptı. Halen Ortam
Gazetesi’nde Genel Müdür ve Genel Yayın Yönetmeni olarak görev
yapmaktadır. Evli 3 çocuk babasıdır.
TKP Yürütme
Kurulu’na seçilen üyelerin kısa özgeçmişleri şöyledir:
Güngör Günkan:
İTÜ İnşaat Fakültesi mezunudur. Bayındırlık Ulaştırma Bakanlığında
üst düzeyde yöneticilik yaptı. F. Almanya’da alt yapı üzerine
çalışmalarda bulundu. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanlığı,
2 dönem L.T. Belediye Mecliği Üyeliği ve Asbaşkanlığı ve YÖDAK
Başkanlığı yaptı. Evli ve 2 çocuk babasıdır. İngilizce ve
Almanca bilmektedir.
Varol Öztuğ:
1959’da Dağaşan’da doğdu. 1981’de Öğretmen Kolejini
bitirdikten sonra 20 yıl iklokul öğretmenliği yaptı. Bu süre içinde
1 yıl KTÖS Başkanlığı 6 yıl da KTÖS Genel Sekreterliği görevlerini
yürüttü. Halen Belça Ltd. Genel Müdürü olarak görev yapmaktadır.
Evli ve 2 çocuk babası olup Rumca bilmektedir.
Abdullah
Cangil:
1950 Baf doğumludur. Orta Doğu Teknik Üninersitesi
mezunudur.28 Yıllık Kooperatifçidir. Halen Kooperatif Merkez Bankası'nın
bir bölümünde müdürlük görevi yapmaktadır. 1976'dan beri TKP
üyesidir.Koop-Sen Genel Başkanlığı yaptı. İyi derecede İngilizce
ve Rumca bilmektedir. Evli ve 2 çocuk babasıdır.
Cemal
Varoğlu: 1956’da Baf’ta doğdu. Hacettepe
Üni. Ekonomi mezunudur. Uluslar arası ilişkiler konusunda Yüksek
Lisans sahibidir. DPÖ’de planlama uzmanı olarak 15 yıl görev
yaptı. Başbakan Yardımcılığı’nda Özel Kalam Müdürülüğü
yaptıktan sonra emekliye ayrıldı. 2 dönem Lefkoşa Koop. İktisat
Bankası’nda yönetim Kurulu üyeliği yanında Çağ-Sen’de Genel
Sekreter olarak görev yaptı. Evli ve 3 çocuk babası olup İngilizce
ve Rumca bilmektedir.
Hasan
Umur: 1983’te Lefkoşa’da
doğdu. DAÜ Uluslararası İlişkiler mezunudur. 2002-2003 döneminde
DAÜ- Kıbrıslı Öğrenciler Birliği (DAÜ-KÖB) başkanlığı
yaptı. Bir dönem TKP Gençlik Kolları Başkanlığı yaptı. Sivil
Toplum Örgütlerinde Yönetim ve Örgütlenme üzerine sertifika aldı.
Kıbrıs Gençlik Hareketi Kurucu Üyesidir. İngilizce ve Rusca
bilmektedir.
Hasan
Yalkut. 1947 yılında
Avtepe’de doğdu. Emekli İlkokul Müdürüdür. KTÖS ve Öğretmenler
Bankası Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. TKP Lefkoşa İlçe Başkanlığında
da bulundu. Evli ve 3 çocuk babasıdır. İyi derecede İngilizce ve
Rumca bilmektedir.
Ömer
Dalgakıran. 1963 yılında
Lefkoşa’da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi
mezunudur. Girne’de serbest inşaat mühendisi olarak çalışmaktadır.
Evli ve 2 çocuk babası olup İngilizce bilmektedir.
Ercan Hoşkara.
1974 tarihinde Baf’ta doğdu. DAÜ Mimarlık Bölümü mezunudur. DAÜ
– KÖB’ün kurucu başkanlığını yaptı. İTÜ’de Yüksek
Lisans eğitimi yaptı. Halen İTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yapı
Bilgisi Programında Doktora Tez Çalışmasını sürdürmektedir. Çeşitli
şirketlerde mimar olarak görev aldı ve son iki yıldır yarı
zamanlı öğretim görevlisi olarak üniversitede ders vermektedir.
Evli ve 2 çocuk babası olup, iyi derecede İngilizce bilmektedir.
BASIN
BÜROSU
8/Haziran/2004
BASIN BİLDİRİSİ
Hükümet kurma çalışmaları % 65 gibi ezici çoğunluğu
oluşturan çözüm ve barış yanlısı kesimin beklentileri doğrultusunda
gitmiyor. 14 Aralık seçim sonuçları parlamentoyu 25-25’lik bir
aritmetikle kilitlemişti. Şimdi de CTP, DP ayrılmazlığı ortaya
çıktı. DP’nin, “CTP’siz bir hükümette yokuz” yönündeki
açıklaması ve CTP’nin bu açıklamayı sessiz kalarak
kabullenmesi, çözüm ve barış yanlılarının bir hükümet kurmasını
zora sokmuştur. Halkın yolunu tıkamıştır. Yeni bir kilitlenme
yaratmıştır. Bu kez kilitlenmeyi yaratan CTP, DP birlikteliğidir.
Bunu aşmanın yolu, halka
verilen, “çözüm ve barış yolunda Denktaşların olmadığı bir
hükümet” sözlerinin tutulmasına bağlıdır. CTP-DP azınlık hükümetine
yama olmak yerine, halkımızın ezici çoğunluğunun, “24 Nisan
referandumunda alınan kararlar uygulansın” yönündeki çağrılarına
kulak veren ve mecliste çoğunluğu bulunan bir hükümetin kurulmasına
yardımcı olmaktır.
TKP, halkımızın beklentisi olan referandum sonuçlarına
dayalı çözüm ve Avrupa Birliği hedefi olan yeni bir hükümetin
kurulabilmesi için elinden geleni yaparak yardımcı olmaya hazırdır.
TKP böyle bir hükümetten, 24
Nisan’da halk oyuyla kabul edilen yeni anayasayı yürürlüğe
koymasını, mevcut devlet yapısını yeni anayasaya uygun olarak
“Kıbrıs Türk Devleti”ne dönüştürmesini, bu yolu izleyerek
halkımızı izalasyon ve ambargolardan kurtarmasını, ayrılıkçılığı
değil birleşip bütünleşmeyi hedeflemesini, sivilleşme ve
demokratiklleşmeyi sağlamasını, toplumu ateşkes koşullarından
kurtarıp artık gazetecilerinin askeri mahkemelerde yargılanmasını
önlemesini beklemektedir.
Ancak böylesi bir hükümetle 24 Nisan referandumunda
“Evet” diyen ezici çoğunluğun beklentilerine yanıt
verilebilir. Evet’in gerekleri yerine getirilebilir. Toplumcu
Kurtuluş Partisi, çözüm yanlısı bir hükümet kurma çalışması
gereğince yapılır ve buna rağmen başarısızlıkla sonuçlanırsa,
başarısızlığın nedenleri halka açıklanarak erken seçime
gidilmesini önermektedir.
TKP
bir kez daha ilgili tarafları çözüm bekleyen halkımızın
beklentileri yönünde çalışmaya davet eder.
Hüseyin ANGOLEMLİ
Genel Başkan
7
Haziran 2004
BASIN
AÇIKLAMASI
Toplumcu Kurtuluş Partisi XIX. Olağan Kurultayı dün Lefkoşa Atatürk
Spor Salanunda yapıldı. Büyük bir çoşkuyla gerçekleşen
kurultayda Genel Başkanlığa Gazimağusa Milletvekili Hüseyin
Angolemli seçildi.
Parti Meclisinin 35 üyesi için yapılan seçimlerde kazanan üyelerin
ilçelere göre dağılımı şöyle oldu:
Lefkoşa
İlçesi:
Mehmet DAVULCU, Güngör GÜNKAN, Varol ÖZTUĞ, Taner ULUTAŞ, Ahmet ÇAĞLAŞ
İlker DAMDELEN, Süleyman TEKİNAY, A. Senal GERÇEKER, Asım İDRİS,
Hayriye HÜRER, Taçam GÖKBÖRÜ
Mağusa
İlçesi:
Emine ÇAVDIR, Ercan HOŞKARA, Hüseyin HÜRSES, Ahmet KADI, Ahmet
KASABOĞLU, Ergün ŞOFÖROĞLU, Haluk TEKBIYIK, Mustafa ZİVER, Ümit
EMİN
Girne
İlçesi:
Ali ÇIRALI, Ömer DALGAKIRAN, Cuma KARABORA, Önder KONULOĞLU,
Erdoğan PEYNİRCİ, Cemal VAROĞLU
Güzelyurt
İlçesi:
Şaban BALIKÇIOĞLU, Abdullah CANGİL, Ali ÇÖLAŞAN, Adnan İŞBİLİR,
Hasan UMUR
İskele
İlçesi:
Mustafa ARIOĞLU, Turgut ERYILDIZ, Mustafa HASEK, Hasan YALKUT
Gerekli sayıda aday başvurusu olduğu nedeniyle tek liste halinde
oylanan ve onaylanarak göreve getirilen Yüksek Disiplin Kurulu ve
Denetleme Kurulu aşağıdaki gibidir:
Yüksek
Disiplin Kurulu Adayları:
Mehmet HOCA , Fahri HÜDAOĞLU,
Erdal KALKAN, Yücel KÖSEOĞLU,
Erbay
DEMİRPENÇE, Lisani DARBAZ – Yedek Üye, İbrahim KORELİ– Yedek
Üye
Yüksek
Denetleme Kurulu Adayları:
Mehmet UYUMSAL, Muharrem GERÇEKER, Halil DAVULCU
XIX. Kurultay’da seçilen Parti Meclisi 8 Mayıs 2004 Salı akşamı
saat 19.30’da toplanarak Genel Sekreteri ve Yürütme Kurulunu seçecek.
Kamuoyunun bilgisine
getirir, saygılar sunarız.
BASIN
BÜROSU
Başa
Dön |